2012-02-06

İtikadda ve Amelde Mezhep

İtikadda ve Amelde Mezhep

Mezheb, ictihâd ehliyetine sahip âlimin edille-i şeriyye (kitap, sünnet, icmâ ve kıyas)dan çıkardığı mesele ve hükümlerdir.

Erkek ve kadın her müslümanın îtikatta ve amelde mezhebini öğrenip bilmesi vaciptir.

"İtikatta mezhebin hangisidir?" denirse, "Ehl-i sünnet ve cemâat mezhebidir." demelidir. Ehl-i sünnet ve cemâat demek, Resulullâh'ın (s.a.v.) ashabı ve cemâati (radıyallâhü anhüm) demektir. Onların her biri İslâm dininin nurudur. Onların itikadı nasıl ise ben de o îtikad üzereyim, demelidir.

Ehl-i sünnetin itikatta imâmı ikidir. Birisi İmâm Ebû Mansûr-i Mâtürîdî, diğeri İmâm Ebü'l-Hasen Eş'arîdir.

Hanefî âlimleri.îtikatta İmâm Ebû Mansûr Mâturîdî'yi, Şafiî âlimleri ise imâm Ebü'l-Hasen Eş'ari'yi imâm edinmişlerdir. Bu iki imâm arasında birkaç itikat meselesinde fark vardır. Bu iki imâm, ehl-i hidâyet ve ehl-i sünnettir.



Ehl-i sünnet ve cemâat mezhebi haktır, doğrudur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bir fırkadan başkası cehennemliktir" buyurdular. "O hangi fırkadır?" diye sorulduğunda Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Benim ve ashabımın yolunda olanlardır." buyurmuştur.

İtikadı, Ashâb-ı Kirâm'ın itikadına uygun olan Müslümanlara Ehl-i Sünnet, Fırka-i Naciye, Ehl-i Hak denir. Buna uymayanlara Ehl-i Bid'at ve Fırak-ı Dâlle denir.

"Amelde mezhebin hangisidir?" denirse, İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe mezhebindekiler "Hanefî mezhebi" demelidir. Şafiî, Hanbelî ve Malikî mezhebindekiler de mensubu bulundukları mezhebi söylerler.

Kur'ân-ı Kerîm'de ve Hadîs-i Şeriflerde farz, haram, helâl gibi hükümlerin bazısı açıktır, herkes anlar. Bazısı gizlidir, onları ancak müctehid olan âlimler anlar. Allâhü Teâlâ içtihada ehil olan âlimlere çalışıp hükümler çıkarmalarını, Kur'ân-ı Kerîm ve Resûlullâh'ın sözü ve fiilleri ile ve Ashâb-ı Kirâm'ın icmâ'ı ile gizli olanları delillerle ve kıyâs ile meydâna çıkarıp anlatmalarını, bunlarla amel etmelerini ve müctehid olmayanlara öğretmelerini emretmiştir. Müctehid olmayanlar bu müctehidierden birine uymak ve onları taklîd etmek ile emir olunmuşlardır.

HAT:  “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer Sûresi, 9.ayetten)
HATTAT: Hamid Aytaç

Yeni yayınlardan e-posta ile haberdar ol!

Bu ay öne çıkanlar