2011-12-18

Türk sultanı Muhammed Han, kâfirlerle harb ediyordu, benden yardım istedi. O'na yardıma gittim.

Türk sultanı Muhammed Han, kâfirlerle harb ediyordu, benden yardım istedi. O'na yardıma gittim.

Silsile-i Nakşibendiye'nin 14. halkası büyük veli Ubeydullah Ahrar Hazretleri'nin torunu Hâce Muhammed Kasım anlatıyor. Ubeydullah Ahrar Hazretleri (k.s) bir gün, öğleden sonra, aniden atının hazırlanmasını istedi. Atı hazırlanınca binip Sernerkand'dan sür'atle çıktı. Talebelerinden bir kısmı da ona tabî olup takip ettiler. Biraz yol aldıktan sonra, Semerkand'ın dışında bir yerde talebelerine:
'Siz burada durunuz' dedi.

Sonra atını Abbas Sahrası denilen sahraya doğru hızla sürdü. Mevlânâ Şeyh adıyla tanınmış bir talebesi, bir müddet daha onu takip etti. Bu talebesi gördüklerini şöyle anlattı:

"Hâce Ubeydullah Ahrar Hazretleri (k.s) ile sahraya vardığımızda, atını sağa sola sürmeye başladı. Sonra birdenbire gözden kayboldu."

Ubeydullah Ahrar Hazretleri (k.s) daha sonra evine döndüğünde, talebeleri nereye ve niçin gittiğini sordular:

"Türk sultanı Muhammed Han (Fatih Sultan Mehmed Han), kâfirlerle harbediyordu, benden yardım istedi. Ona yardıma gittim. Allahü Teâlâ'nın izniyle galip geldi. Zafer kazanıldı" buyurdu.

Yeni yayınlardan e-posta ile haberdar ol!

Bu ay öne çıkanlar