Ak Parti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ak Parti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2014-03-22

17 Aralık günü 11 saatlik gizemli uçuş | Paralar mı kaçırıldı?



17 Aralık günü 12.55 ile 23.35 saatleri arasında uçak neredeydi ?


'TC-ANA uçağı gizemli bir uçuş yaptı mı?'


CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve '17 Aralık' operasyonu ile bağlantılı olduğu iddia ettiği bir gelişmeyi daha kamuoyuna açıkladı.
Başbakan Erdoğan'ın 17 Aralık 2013 tarihinde Konya'ya TC-ANA uçağı ile gittiğini anımsatan Umut Oran, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a, "Saat 12.55'te Konya'ya inen Erdoğan 23.35'te yeniden Ankara'ya hareket edene kadar gecen 11 saat içerisinde uçak Konya dışına gidip geldi mi? TC ANA'nın bu gizemli uçuşunda hangi yolcular uçaktaydı? Uçuş Harekat Kontrol Merkezi'nde (UHM) özel uçakların dahi kayıtları tutulduğu için, TC ANA'nın 17 Aralık 2013 tarihli UHM kayıtlarının silinmesi, sıfırlanması talimatını kim verdi? Başbakanlık uçağı ANA'nın 17 Aralık uçuş kayıtları neden silindi?"sorularını yöneltti.
Başbakan Erdoğan'ın 17 Aralık 2013 tarihinde sabahleyin başlayan '17 Aralık' operasyonu ile ilgili olarak o gün oğlu Bilal ve Kızı Sümeyye Erdoğan ile yaptığı telefon görüşmelerin HTS kayıtlarını açıklayan CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, 17 Aralık'a dair iddia ettiği yeni bir bilgiyi de kamuoyuyla bugün paylaştı.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın yanıtlaması istemiyle TBMM'ye soru önergesi veren CHP'li Umut Oran, ilk kez açıkladığı bazı soru işaretlerini gündeme getirdi. Umut Oran'ın, Başbakan Erdoğan'la ilgili olarak Arınç'a yönelttiği sorular şöyle:
ANA UÇAĞI, 17 ARALIK'TA KONYA'DA BEKLERKEN GİZEMLİ BİR UÇUŞ YAPTI MI?

2013-08-27

AKP ABD İşbirliği: Amerikayı Kalkındırma Partisi

AKP ABD
AKP ABD


Allah’la Kandırma Partisi ya da Amerika’yı Kalkındırma Partisi!


İşte Ak Gerçekler Size:

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
1 ▬ Başbakan Erdoğan bir Amerikan gazetesine yazdığı makalede Irak’a savaşmaya giden ABD’li askerlere dua etti ve:

“Irak’ta savaşan ABD’li kahraman bay ve bayan askerlere, en az zayiatla ülkelerine mümkün olan en kısa zamanda dönmeleri arzusuyla dua ediyoruz.” şeklinde konuştu...

“We further hope and pray that the brave young men and women return home with the lowest possible casualties, and the suffering in Iraq ends as soon as possible.”

[By Recep Tayyip Erdogan – The Wall Street Journal (March 31st, 2003)]

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
2 ▬ Dışişleri Bakanı Gül:

“Dünya barışı için, barışı korumak için, son 50 senede dünyada en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda etmişlerdir.” dedi.

[http://www.milliyet.com/2006/05/16/siyaset/siy03.html]

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
3 ▬ Yirmi beş İslam ülkesinin sınırlarını değiştirip hepsini Irak gibi yapma projesi olan ABD kaynaklı BOP’la ilgili Sayın Gül’ün görüşü:

“Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) Türkiye’nin dış politika ilkelerine uygun. ABD ile hareket ediyoruz. Amacımız İslam ülkelerine özgürlük ve demokrasi getirmek.” Şeklinde konuştu.

[http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=181295]

Not: Vatandaşlarımızın % 72’si BOP’u tehlikeli görüyor. (25.07.2004 – Yeni Şafak)

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
4 ▬ Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın diyor ki:

“Ben Avrupa’ya gittiğimde kiliseye çok giderim, büyük zevk duyuyorum.”

[II. Din Şurası Tebliğ ve Müzakereleri cilt: 2 sayfa: 375]

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
5 ▬ Diyanetten sorumlu Devlet Bakanı yapılan Sayın Mehmet Aydın, İslam dinini Müslüman olmayanlara tebliğ etmeye ‘En DİNSİZCE Hakarettir’ dedi; şöyle ki:

Bazı Müslüman kardeşlerimiz diyor ki yahu bir fırsat düştü, Müslümanlığı anlatalım Hıristiyanlara; Allah belki hidayetini gösterir. (Diyalog çalışmalarında)...

İşin ucunda bilmem adam kazanmak, üye kazanmak varsa, açıkçası bu bir din mensubuna yapılacak en DİNSİZCE bir hakarettir.”
[II. Din Şurası Tebliğ ve Müzakereleri cilt: 2 sayfa: 322]

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
6 ▬ ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz:

“Biz Irak’a müdahale konusunda tereddüt ediyorduk, Tayyip Erdoğan bize cesaret vermiştir.” 

[Irak işgalinden üç ay önceki Türkiye ziyareti esnasında yaptığı açıklamadan]

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
7 ▬ Erdoğan, AJC örgütünden bugüne kadar “Cesaret Ödülü” alan 10 kişi içinde Yahudi olmayan tek kişi. Tayyip Erdoğan’a “Cesaret Ödülü” veren “American Jewish Congress” (AJC) adlı kuruluş, WJC’ye bağlı. Theodore Herzl tarafından Dünya Musevilerini bir “ulusal yurda” kavuşturma amacıyla 19. yüzyıl sonunda kurulan “World Jewish Congress” (WJC) İsrail devletini kurmakla amacını gerçekleştirmiş bir Yahudi teşkilatıdır. Daha önce AJC tarafından 10 kadar kişi ödüle lâyık görülmüştü; bunlar arasında İsrailli veya Musevi olmayan tek kişi Tayyip Erdoğan. Listede İsrail’in önemli bütün başbakanları var. Türkiye başbakanına bu ödülün verilmesi de, verildiği mekân da anlamlı: HSBC bankasının New York merkezi…

[http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2004/SUBAT/05/tkivanc.html]

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
8 ▬ Bush, Erdoğan’a: “Sen ne harika bir adamsın” dedi.

[(You are a great man) Kasım 2004]

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
9 ▬ Çeçenler Rusların dilinde terörist. Erdoğan 3 Kasım seçimi sonrası AKP genel başkanı olarak 170 kişilik heyetle ziyaret ettiği Rusya’da teröre karşı işbirliğinden söz etti.

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
10 ▬ Erdoğan genel başkan sıfatıyla gittiği Çin’de de şöyle dedi:

“Tek Çin anlayışını destekliyoruz. Çin’in toprak bütünlüğü konusunda Türkiye’nin herhangi bir tereddüdü yok, saygısı vardır. Terörün dini, milleti, ırkı olamaz.”

(Çin, işgal ettiği Doğu Türkistan’ı kendi toprağı sayıyor ve özgürlük mücadelesi veren 30 milyon Uygur Türk’ü kardeşimize de terörist diyor! Tayyip Bey’in sözü bu manada nasıl değerlendirilecek?)

(Tayyip Erdoğan, diline pelesenk olduğu üzere, Pekin’de de “Han, Mançur, Moğol, Doğu Türkistanlı, Tibetlisi ile Çin bir büyük mozaiktir. Bu da büyük zenginliktir” demeliydi (!) alıntı)

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
11 ▬ Yurtdışı turları ve ilginç temasların ardından Erdoğan, milletvekili oldu. Aradan dört buçuk yıl geçmesine rağmen AKP “Acil Eylem Planı”nı bile tatbik edemedi.

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
12 ▬ Kuzey Irak’ta askerlerimizin başına çuval geçirildi. Buna ciddi hiçbir tepki gösterilemedi.

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
13 ▬ Üstelik ağır ve ciddi çuval olayı sonrası “ABD’ye nota verecek misiniz?” sorusuna başbakan şöyle veciz (!) bir cevap verdi:

“Bu müzik notası değil. Öyle aklınıza her estiğinde verilmez. Ağırlığı ve ciddiyeti vardır.” 

[http://www.hurriyet.com.tr/agora/article.asp?sid=1&aid=2257]

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
14 ▬ Erdoğan’dan enteresan bir açıklama:

“Amerika’nın düşündüğü Büyük Ortadoğu Projesi var ya, Genişletilmiş Ortadoğu Projesi; Diyarbakır işte bu proje içinde bir yıldız, bir merkez olabilir. Bunu başarmamız lazım!”

[(15 Şubat 2004, Kanal D, Teke Tek Programı) 18.02.2004. Hürriyet Gazetesi, sayfa: 20.]

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
15 ▬ Sözde Ermeni Soykırımı meselesinde Dışişleri bakanlığı, yetersiz kaldı. Üstelik Sözde Ermeni soykırım yasasını kabul eden ülkelere yenileri eklendi:

[İsviçre (2003), Slovakya (2004), Hollanda (2004), Polonya (2005), Litvanya (2005), Arjantin (2006)...]

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
16 ▬ 1 Mart Tezkeresi reddedilmesine rağmen, bir genelgeyle, ABD’nin savaş araç-gereçleri Türkiye üzerinden nakledildi.

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
17 ▬ İsrail’in talebiyle ve onun güvenliği için, kamuoyuna rağmen Lübnan’a asker gönderildi.

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
18 ▬ Başbakan Erdoğan, İspanya Başbakanıyla beraber “Medeniyetler Arası İttifak (!?)” eş başkanı oldu.

(Medeniyetler arası ittifak, Dinler arası diyalogun diğer bir ismidir. Gösterilen tepkiden dolayı, medeniyetler arası ittifak ifadesi kullanılıyor.)

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
19 ▬ Başbakan Erdoğan, BOP’un da (Büyük Ortadoğu Projesi) eş başkanı oldu. İkinci başkan, Bush...

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
20 ▬ Erdoğan, Gül ve bakanların baskısına rağmen 1 Mart tezkeresine ‘hayır’ diyen milletvekilleri, 22 Temmuz seçiminde aday gösterilmediler!

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
21 ▬ Tezkereye ‘evet’ denmesini isteyen Erdoğan:

“Her zaman, ‘hayır’da hayır yoktur. Rahat olun, gelişmeler kontrolümüzde” dedi.

▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
22 ▬ Erdoğan, tezkere geçse de geçmese de ABD’nin harekâtta kararlı olduğunu belirterek, Türkiye’nin 2003 yılı içinde 73 milyar dolar borç ödemesi olduğunu söyledi ve tezkerenin çıkmaması halinde Türkiye’nin ekonomik olarak çok sıkıntıya gireceğini ifade etti.

(Hatta Erdoğan’ın “Tezkereye hayır diyen, bana hayır demiş olur”... “Tezkere geçmezse memur maaşlarını ödeyemeyiz” dediği ifade edildi.)

2011-10-20

CIA ve MOSSAD İslami Hizmetlere ve Siyasal İslam'a Sızdı mı? İçimizde Ajanlar var mı? (CIA, Mossad ve BOP İslamcılığı )

CIA ve MOSSAD İslami Hizmetlere ve Siyasal İslam'a Sızdı mı? İçimizde Ajanlar var mı? (CIA, Mossad ve BOP İslamcılığı )




Soru şudur: Türkiye'de İslamî/İslamcı hareketin içine CIA, Mossad ve başka istihbarat teşkilatları girmiş midir?

Zerre kadar aklı, irfanı, vicdanı olan bir kimse bu soruya "Hayır girmemiştir!" cevabını vermez.

Türkiye'de güçlü bir İslamcılık akımı ve hareketi olsun da bunun içine CIA ve Mossad girmesin, böyle bir şey düşünülebilir mi, mümkün müdür?

İnsanın elinde tek bir delil, tek bir karine olmasa bile bu soruya "Mutlaka girmiştir..." cevabını vermesi gerekir.

Çünkü, dünyanın en güçlü, kolları her yana ulaşmış, her deliğe girmiş iki canavar istihbarat teşkilatı olan CIA ve Mossad ülkemizdeki İslamî/İslamcılık hareketini bilmek, yönlendirmek, kullanmak, âlet etmek isteyecektir. Eşyanın tabiatı böyledir.

ABD'nin ve İsrail'in bugün en korktuğu güç İslam'dır.

Müslümanların birleşmesi.

Güçlenmesi.

İslam'ı hakim kılmak için elbirliğiyle çalışması Amerikan emperyalizminin ve İsrail devletinin sonu olur.

İslam'ın ve Müslümanların başarısız olması için neler yapmalıdırlar?


* Müslümanları böldükçe bölmek.

* Bölünmüş Müslümanları birbirine düşman etmek, birbirleriyle çekiştirmek ve tepiştirmek.

* İslamî hürleşme ve kurtuluş hareketini dejenere etmek.

* Müslümanları ABD ve İsrail emperyalizmine doğrudan veya dolaylı şekilde hizmet ettirmek.

* Müslümanları çıkmaz sokaklara, yanlış yollara sokmak.

* Müslümanlar arasında "İslam tek hak din değildir. İslam'ın yanında Yahudilik ve Nasranîlik de hak ibrahimî dinlerdir. Onların mensupları da ehl-i necat ve ehl-i Cennettir" bozuk inancını yaymak.

* Kur'ana ve Sünnete dayalı gerçek İslam dininde cihad farzı vardır. Onlar yeni bir İslam türeterek bu farzı kaldırmak istiyorlar.

* Ehl-i Sünnet Müslümanlığını yıkmak, onun yerine sayısız bağımsız kiliseden oluşan bir İslam Protestanlığı getirmek.

Müslümanların bir kısmını haram kazançlara, kara ve kirli zenginliklere yönlendirmek, kokuşmayı teşvik etmek.

Bu amaçlarına ulaşabilmek için Müslümanların içine bir sürü ajan, casus, provokatör, istihbaratçı sokmuşlardır.

Şeytanlıkta o kadar ileri gitmişlerdir ki:

Müslümanların ehil bir Halife seçmesinden önce onlar kendi kukla, fantoş, uysal, evcil Halife adaylarını bile tesbit emişlerdir ve ilk fırsatta sahneye çıkaracaklardır.

Bu maksatla muazzam paralar harcanmaktadır.

Türkiye'de bir ABD ve İsrail Müslümanlığı türetmek istiyorlar.

Peki amaçlarına ulaşabilecekler midir?

Çok tahribat yapacaklar, çok fitne ve fesada sebebiyet vereceklerdir ama başarılı olamayacaklardır.

İnşaallah Türkiye'de Kur'ana, Sünnete, Şeriata dayalı bağımsız İslam hareketi başarılı olacak;

ABD'ye, İsrail'e, Kapitalizme, emperyalizm ve sömürgeciliğe, Haçlı hegemonyasına itaatkâr sahte İslamcılık başarısız olacaktır.

Milyonlarca Müslümanın bu konularda uyarılması, bilgilendirilmesi, aydınlatılması gerekmektedir.

Allah Ümmetimizi her türlü sapıklıktan, bid'atten, hıyanetten muhafaza buyursun.

Şahsî emellerini, riyaset ihtiraslarını, bâtıl asabiyetlerini tatmin için en azılı İslam düşmanlarıyla işbirliği yapanlara yazıklar olsun!

Sevgili Müslümanlar:

Dinde reform,

Dinde yenilik,

Dinde değişim,

Light/ılımlı İslam,

İslam Protestanlığı,

Fıkıhsız ve Şeriatsız İslam,

Tarihsellik mezhebi,

Mezhepsizlik,

BOP İslamlığı ve bunlara benzer yeni cereyanları kabul etme, bunlara cephe al; Kur'ana, Sünnete ve Şeriata dayalı gerçek ilahî İslam'dan yana ol ve onu savun.

CIA, Mossad ve BOP İslamcılığı Cennete değil, Cehenneme götürür.

Cennete gitmek isteyen Kur'ana, Sünnete, Şeriata sarılsın, ana caddeden ayrılmasın, Sevad-ı Azam dairesi içinde sâbit-kadem olsun.

Mehmet Şevket Eygi
Gazeteci Yazar
2011-09-11

2011-07-06

Türkiye'de Yahudilerin tesirleri ve güçleri büyük müdür? Ülkemizde kaç tür Yahudi vardır?

Türkiye'de Yahudilerin tesirleri ve güçleri büyük müdür? Ülkemizde kaç tür Yahudi vardır?





Türkiye'de Yahudilerin tesirleri ve güçleri büyük müdür? Bu soruya tereddüt etmeden "Evet büyüktür" cevabını verebiliriz.
Ülkemizde kaç tür Yahudi vardır?

Birinciler: Kimlik kartlarının din hanesinde Musevî yazan vatandaşlarımızdır. Onlar Rumlar ve Ermeniler gibi azınlık statüsünde değildir ve eşit vatandaşlardır. Hattâ Müslümanlardan daha eşit oldukları söylenebilir. Devletimiz Müslüman bir çocuğunu dövebilir, kulağını çekebilir ama Yahudi çocuğuna bir fiske bile vuramaz.

Son 80 yıllık tarihimizde Yahudilere baskılar, haksızlıklar yapılmış mıdır? Elbette yapılmıştır ama Müslümanlara yapıldığı kadar değil.


İkinci tür Yahudilere gelelim: Onlar Sabataycılardır. Madalyonun bir tarafında Türk ve Müslümandırlar. Öteki tarafında Sabatay Sevi tarikatı Yahudisidirler. Gerçek ve tek kimlikli Musevîlerin sayısının en fazla 25 bin olmasına karşılık Sabataycıların sayısı, tahmin edilenden çok daha fazladır. Bu Yahudiler hakkında resmî istatistik yoktur. Rivayetler, belgeler; çok ciddî tarihçilerin, düşünürlerin, araştırıcıların iddiaları vardır. İstanbul'da birkaç Sinagogları olduğu söyleniyor. Bir ara Etiler Alkent'te bir binanın alt katını ibadet yeri olarak kullanıyorlardı. Hâlâ açık mıdır bilmiyorum. Bakırköy'de, Adalar'da Sabataycı sinagoğu bulunduğunu duymuştum. Sabataycıların en büyük reisi, bir tür başhahamı da bir profesörmüş. Bu cemaat son derece güçlüdür.

Başka Yahudiler de var.
Müslüman görünen Kürt Yahudileri.
Kafkasya Yahudileri (Azerîlerin "Dağ Çufudu" dedikleri taife onlardandır). Adam Çerkes gibi görünür, aslında Yahudidir.
Bir de Alevî ve Bektaşî gibi görünen Yahudiler vardır.

Gerçekten Alevî, gerçekten Bektaşî olan vatandaşlarımız üzerlerine alınmasınlar. Onları tenzih ederim.

Sünnîler arasında Yahudi var mıdır? Elbette olabilir, elbette vardır.

Şu meşhur Tuncay Güney'i düşünün. Şu anda Kanada'da haham yardımcılığı mı ne yapan kişi. Annesi Çorumlu bir köylü. Şalvarlı, başı kapalı bir kadıncağız. Haham Tuncay Güney bir ara Müslümanlık "yapıyordu". Epey namaz da kılmıştır herhalde. İmamlık yaptı mı bilmem...

İki türlü dönme vardır. Gerçekten dönmemiş, dönmüş gibi görünen, iki kimliği olan, asıl kimliği Yahudilik olan dönmeler büyük "D" ile yazılan Dönme taifesine mensuptur. Bir de, gerçekten dönmüş olan, eskiden Yahudi iken sonra samimiyetle Müslümanlığa geçmiş olan dönmeler ki, küçük "d" ile yazılır. Müslümanlıkta ırkçılık yoktur. Yahudilikten Müslümanlığa gerçekten ve samimî olarak geçmiş bulunanlar din ve iman kardeşimizdir, onlara etnik kökenlerinin Yahudi olması dolayısıyla yan gözle bakılmaz.

Tek kimlikleri olan, Yahudilikleri belli olan vatandaşlarımıza da yan gözle bakılmaz.
Lakin işin içine iki kimlik meselesi girince tereddütler, şüpheler, kuşkular, endişeler, korkular, çekingenlikler başlar.Şu hususu da belirtmek gerekir: Bütün Sabataycılar bir tarağın dişleri gibi aynı yapıda değildir. Kendi halinde, Müslüman çoğunluğa düşmanlık etmeyen, sosyal barış ve uzlaşmaya taraftar olanlardan fazla korkmayız. Lakin içlerinde son derece harbî ve agresif İslâm ve Müslüman düşmanı olanlar vardır ki onlardan ne kadar korksak ve çekinsek yeridir.

Neyse sözü fazla uzatmayayım ve yeni bir soru yönelteyim: Son Davos hadisesinden sonra İsrail, Siyonizm, Yahudiler Türkiye'yi cezalandıracaklar mıdır?

Yahudiler homojen bir yapıya sahip değildir. İsrail'e ve Siyonizme son derece muhalif olan Yahudiler vardır.Lakin onlar azınlıktadır.

Siyonist Yahudiler Davos'un mutlaka intikamını almak isteyeceklerdir. Nasıl, ne zaman, nerede?>
AK Parti içinde ajanları, Truva atları var mıdır? Bu soruya a priori evet demek gerekir. Türkiye'de bir iktidar partisi olacak ve onun içinde Siyonistlerin ajanları bulunmayacak, böyle bir şey mümkün değildir.

Çok büyük ve güçlü bir cemaatin İsrail ile, Siyonistler ile, Sabataycılar ile derin münasebetleri ve işbirliği olduğu iddia ediliyor. Bu iddia doğru mudur? Bu konuda bir şey söyleyemem. Ben sadece rivayet olduğunu söylüyorum. Doğru mu yanlış mı bilemem.

Önemli bir zatın ayağını kaydırmak isteyenler de varmış. Kimler? Niçin?
Onun yerine kendilerine bağlı bir adam getirmek istiyorlarmış. Hayat, hadiseler, siyaset gerçek bir tiyatrodur. Sahnede oynanan oyun görülür. Dekorun arkasında, kulislerde neler döndüğünü kimse bilmez, yahut çok az kimse bilir, sezer ve anlar.

Mehmet Şevket Eygi
Gazeteci - Yazar


NOT: Ülkemizdeki Logolarda Gizlenen Yahudi Sembollerini görmek için mutlaka tıklayın: http://akademim.blogspot.com/2011/06/logolarda-gizlenen-yahudi-sembolleri.html

Türkiye'de bir buçuk milyon kripto (gizli) Yahudi bulunuyor...
http://akademim.blogspot.com/2011/05/turkiyede-bir-bucuk-milyon-kripto-gizli.html

2011-06-26

Allah Belanızı Versin!

Allah Belanızı Versin!


İSLAMCILIĞIN cıcığını çıkarttınız, Allah belânızı versin!.. Ben çoğunuzun o eski mücahitlik günlerini bilirim, ne nutuklar atıyor, mangallarda kül bırakmıyordunuz. Sonra mücahitlik postunu çıkardınız müteahhit oldunuz.

Müslümansan, hangi meşreb ve mezhepten olursan ol, mutlaka doğru ve dürüst olmak zorundasın. Siz yıllar var ki, doğruluk şişesini taşa vurup paramparça ettiniz. Allah bin kere belânızı versin!

Namaz kılıyor, günde onlarca defa Allah'tan sirat-ı müstaqime (doğru yola) kılavuzlamasını lisan ile niyaz ediyorsunuz ve hayatta tam tersini yapıyorsunuz.

Bre uğursuzlar!..

İslam'da devlet ve belediye bütçelerini hortumlamak var mıdır?

Rüşvet almak var mıdır?

Haram yemek var mıdır?

Her türlü emanete hıyanet etmek var mıdır?

Yalan söylemek, halkı aldatmak var mıdır?

Arsa ve arazileri yapılaşmaya açarak, binalara fazla kat çıkma izni sağlayarak haram komisyonlar almak var mıdır?

İhalelere fesat karıştırmak var mıdır?

Haram yollarla süper zengin olmak var mıdır?

Size beddua ediyorum. Allah belanızı versin!.. İki yakanız bir araya gelmesin!.. Haram servetlerinizi huzur içinde yiyemeyin emi!..

Müslümanların yüzünü kara çıkarttınız... Başınız belâdan kurtulmasın.

Mehmet Şevket Eygi
Gazeteci - Yazar
07 Ağustos 2010

Komünistliği Türkiye'ye Kürt Yahudileri ve Sabetaycılar Soktular

Komünistliği Türkiye'ye Kürt Yahudileri ve Sabetaycılar Soktular

Kürt liderlerinden Barzanî’nin Yahudi kökenli olup olmadığı tartışılıyor. Maalesef Türkiye Müslümanları ve Milliyetçileri (Küçük seçkin bir azınlık dışında) yatakta uyuyor, ayakta uyuyor. Yahudi tarih ve kültürüyle ilgilenen herkes bilir ki, 16’ncı yüzyılın sonlarıyla 17’nci yüzyılın başlarında Irak’ta çok ünlü bir Yahudi kadını yaşamıştır, adı Asenath Barazani’dir. Babası haham olan Asenath, Yahudi din ilimlerini tahsil etmiş ve büyük bir Yahudi bilgini olmuştur.

Barzanî ile Barazani arasındaki fark, bir (a) harfidir. Yahudi isimleri ülkeden ülkeye, zamandan zamana böyle değişiklikler geçirir. Mesela bizde nice Kohen, “Kağan… Kaan…” olmuştur. (Bütün Kaanlara ve Kağanlara Yahudi demiyorum…”Eskiden Beyoğlu’nda çok ehliyetli ve liyakatli birYahudi doktor vardı. Önceleri ismi Aron Çiprut idi, sonraları Harun Çiprut oldu…Kürt Yahudileri yahut Yahudi Kürtler veya Kürdistan Yahudileri adıyla bir kitap çıkartmak, resim ve belgelerle birtakım önemli bilgiler vermek gerekiyor.
Siyasî bir suikasta kurban giden gazeteci Musa Anter de Kürt Yahudisi idi. Sabetay.50g.com sitesinde Nâzım Hikmet’le ilgili çok meraklı ve enteresan bilgiler veriliyor. Dedesi: Ferid Mustafa Celaleddin Paşa. Asıl adı: Konstantin Borjensk. Kesinlikle Yahudi… (Mufassal (ayrıntılı) bilgi edinmek isteyen yukarıda zikr ettiğim siteye baksın. Aynı sitede siyasetçi Yaşar Kaya’nın da Yahudi olduğu anlatılıyor. Hakaret etmemek, can güvenliğine zarar vermemek, barışçı olmak şartıyla Gizli Türk ve Kürt Yahudileri konusunda ilmî araştırmalar, arşiv çalışmaları yapmakta hiçbir sakınca yoktur. Kafkas Yahudileri hakkında bilgi edinmek isteyenler juhuro.com sitesine bakabilir (İngilizce). Bugün ülkemizde kendilerini Müslüman Kafkasyalı olarak gösteren Yahudi vardır.

Bir insanın kimliğini gizlemesi moral/ahlâk bakımından bir eksikliktir. Çünkü muhataplarını aldatmış olmaktadır. Araştırmak niçin suç ve ayıp olsun. Yeter ki, iftira ve hakaret edilmesin; doğru bilgilere, belgelere dayanılarak konuşulsun, araştırmalar ciddî ve ilmî bir metod ve lisanla yapılsın, agresif ve düşmanca bir üslup kullanılmasın. Türkiye’nin başı Kürt problemi ile belâdadır. Bu problemi kimler çıkartmış ve bugünkü hale getirmiştir? Elbette bu işte Ankara’nın ve bizdeki resmî ideolojinin büyük rolü vardır ama problemin asıl rejisörleri Yahudilerdir.

Osmanlı devleti zamanında Türkiye’de Kürt Yahudileri vardı. Bunlar nereye gitmişlerdir? Hepsi de buhar olup uçmadı ya! Bir kısmının İsrail’e göç ettiğini farz edelim, ötekiler ne oldu? Hepsi de Müslüman olmuştur… Gerçekten mi?Türkiye’nin millî kültürüne, sosyal yapısına uygun olmayan Marksist-Leninist ideolojiyi bu ülkeye kimler sokmuştur, bayraktarlığını kimler yapmıştır? Hepsi de Yahudi veya Dönme’dir. Niçin? Çarlık Rusya’sında 1917 Oktobr Bolşevik isyanını başlatan önderlerin 10’da 9’u Yahudi idi. Meşhur Trotsky’i ele alalım. Bu isim takmadır, asıl ismi Lev Davidovich Bronstein’dir ve kendisi hâlis Yahudidir.

Bizim son üç asırlık tarihimizde Yahudilerin ve Dönmelerin gerçekleştirdiği büyük değişimler, ihtilâller, devrimler, inkılaplar vardır. Bunlar mutlaka ilmî ve ciddî şekilde incelenmelidir. Yahudiler böyle bir şey istemezmiş. İstememek onların hakkıdır, istemek de bizim hakkımız. İlmî araştırmalara ambargo konulamaz.1915’e kadar Van civarında sâkin olan ve Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı devletine ihanet edip işgalci düşman Rus ordularını kurtarıcı gibi karşılayan Ermenilerin bir kısmı Yahudi asıllıdır.

Ermeni Kralı Tigran Kudüs’ü zabt ettiğinde yığınla Yahudi esir getirmiş ve onlar (asıl kimliklerini içlerinde saklayarak) Ermenileşmiş, Hıristiyan olmuş veya görünmüşlerdir. Bugün Türkiye, dış siyaset bakımından İsrail’in ve ABD’nin tesiri ve kontrolu altındadır. Arada bir Ankaralı politikacıların çıkışları, “bu kadar da olmaz” gibi sözleri danışıklı döğüştür ve zevahiri kurtarmak içindir, emniyet sübabını açmak gibidir. Dış politikada böyle de, iç politikada İsrail tesiri var mıdır? Olmaz olur mu? Kaldırdığınız her taşın altından bir (…..) çıkar. Adı Ahmet, Mehmet, Osman, Ali, Veli, Selim… Madalyonun arkasını çeviriyorsunuz İbrani isimleri çıkıyor: Abraham, Moşe, Salamon, David ve saire… Bunları bilmek, bu konuda araştırma yapmak, öğrenmek kesinlikle anti-semitizm değildir. Erdemsiz Cumhuriyet Sözde Kalır!

Mehmet Şevket Eygi
Gazeteci - Yazar

2011-05-08

Kukla Halifemiz Geliyor, ABD Gülen'i Halife Yapacak...

Kukla Halifemiz Geliyor, ABD Fethullah Gülen'i Halife Yapacak...


Zaman Gazetesi'nin Türkiye'nin en çok satan gazetesi olmasından bazı çevrelerin neden rahatsız olmadığını…
Gülen cemaatinin devlet mekanizmaları içinde bu derece güçlenmesinin önüne neden ciddi engeller çıkarılmadığını…
Engel olmak isteyenlerin, hükümetin hışmına uğruyormuş gibi gözükürken aslında neden ülkemizdeki ABD ve İsrail maşalarının hışmına uğradıklarını…
ABD ve İsrail'in dün kullandıkları ülkemizdeki örgütlenmeleri bu gün neden temizlediğini,
Ülkemizdeki Atatürkçülük rejiminin yıkılması yolundaki ilk ciddi adımın bir genelkurmay başkanımız eli ile neden ilk olarak TSK'da atıldığını…
TSK armalarından Atatürk'ün neden çıkarıldığını,
Sarı Zeybek isimli Atatürk belgeselini çeken Can Dündar'ın, ne olup da "Mustafa" belgeselini çektiğini ve Atatürk'ü "dokunulabilir" yapmak yolunda neden böyle bir harekete girdiğini…

Geçmişi İslam’a, İslam cemaatlerine ve İslami hizmetlere zarar vermekle geçmiş bir çok kartel gazetecisinin neden AK parti ve Gülen'e karşı çok yumuşak kaldıklarını hatta hatırı sayılır bir kısmının nasıl olup da bunlara destek verdiğini…

Halk nazarında sevilen sanatçı ve film yıldızları dahil bir çok ters görüşlü insanın birden çark ederek neden Gülen hareketine destek verdiğini…

Kendisinden hiç beklenilmeyecek çok büyük (epey büyük) bazı işadamlarının bir anda nasıl hidayet(!) bulup Gülen cemaatine dahil olduklarını…

Cumhurbaşkanlığı sırasında Süleyman Demirel gibi ne olduğu belli birisinin neden Gülen'in eline bir mektup sıkıştırıp Papa'ya gönderdiğini…

Gülen'in yurtdışı okullarında çalışan bir çok ismin birbirinden bağımsız, farklı farklı ülkelerde neden CIA ajanlığı suçlaması ile tutuklandığını…

Dinler arası diyalog, Medeniyetler ittifakı, Dinlerin barışı, Büyük Ortadoğu Projesi, Kuzey Afrika Birliği gibi örgütlenmelerin nasıl olup da bir Hocaefendi(!) ve bir Müslüman başbakan (!) eli ile yürütüldüğünü…

İslam diyarlarına saldıran Haçlı birlikleri olan NATO’nun, bu caniliklerine ülkemizin nasıl ortak olduğunu, hatta komuta merkezi olduğunu…

Yeni Osmanlıcılık gibi bir gayrete, bunca sene Osmanlı’ya sövmekle tanınmış köşe yazarlarının, aydınların neden beklenen tepkiyi koymadıklarını…

ve bunun gibi yüzlerce soruyu hala çözemediyseniz, yardımcı olalım;

Bütün bunlar, yeniden şekillenen dünyada bir Yahudi-Amerikan projesi...

Ve, maalesef ki artık bu cemaat eli ile Müslüman kardeşlerimiz aldatılmaya devam edecek, önce yeniden ama kukla bir halifelik getirilecek, Gülen halife yapılacak...

Sonra bu sistemle bir türlü başarılamayan pek çok şey aynı anda başarılacak; bu “hilafet” ve “Yeni Osmanlıcılık” maskeleri altında ABD Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyayı yeniden şekillendirip kendi batışına mani olacak. Hıristiyanlar Ortadoğu ve Anadolu'nun tamamını Hıristiyanlaştıracaklar, Siyonistler de Büyük İsrail hayallerini gerçekleştirecekler...

Kadir Mısıroğlu'nun "Benden bile hilafeti nasıl geri getirebilirz konusunda rapor rica ettiler..." dediğini de göz önünde bulundurun...

Batının savaşmayan, korkak askerleri sorununa çözüm bulunmuş ve NATO’nun ikinci büyük ordusu olan Türk Ordusu ve askeri, sözde kendi menfaatlerimize yarar, etkili bir güç olarak mücadele veriyor gibi dururken aslında onların menfaatleri doğrultusunda hizmet(!) vermiş olacak… Hala neden KORE’ye gittiğimizin şöyle ele avuca gelir bir izahını yapabilen oldu mu? “Komünist ile Hıristiyan birbirlerini yerken Müslüman Mehmetçiğin orada ne işi vardı? “ diye soran oldu mu?

İşte, Türkiye'nin milli ve manevi hislerinin yükseltilmesi, Tayyip Erdoğan ve Türkiye'nin bölgede kurtarıcı ve etkin rol oynayan bir hale getirilmesinden sonra bu projenin son ayağındaki, halkın halifeye ve hilafet kavramına usul usul alıştırılması konusunda da düğmeye basıldı...
İlk etkili denilebilecek zemin çalışmalarından birini Serdar Turgut yaptı...
Okuyalım, Tıklayın;
http://www.haberturk.com/yazarlar/604633-ataturkun-gizli-vasiyeti-ve-akpnin-tarihi-misyonu

Mehmet Fahri Sertkaya
Akademi

'BOP ABD'nin projesi ve hiç vazgeçmedi' Graham Fuller

'BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) ABD'nin projesi ve hiç vazgeçmedi' Graham Fuller

CIA'nin eski başkan yardımcısı Fuller, ABD'nin BOP'u uygulamadan kadırmadığını, geçerliliğini koruduğunu savundu.
Fuller' e göre BOP ismi çok olumsuz tepkiler aldı ve artık başka isim verme gereği var...

---


Türkiye ve çeşitli Ortadoğu ülkelerinde yaptığı istasyon şefliği görevi nedeniyle Ankara'yı da yakından tanıyan CIA'nin eski Başkan Yardımcısı Graham E. Fuller ABD'nin Ortadoğu Projesi hakkında ilginç tespitlerde bulundu.

Fuller'e göre, Büyük Ortadoğu Projesi hala masada duruyor. ABD'nin çok tartışılan Büyük Ortadoğu Projesi, Türkiye'nin bu proje çerçevesinde Arap dünyasına model ülke olarak görülmesi konusunda Akşam Gazetesi'ne açıklamalarda bulunan Fuller, Büyük Ortadoğu Projesi için 'Bu bir Amerikan ideali' dedi. Bölgedeki tek liderliğin Türkiye olduğunu belirten Fuller, 'Türkiye gerektiği zaman Washington'a 'hayır' diyebiliyor. Arap ülkelerinin hiçbiri bunu diyemiyor. Çünkü Washington'a bağımlılar' diye konuştu.

AMERİKA HALA BUNU İSTİYOR

Fuller, Büyük Ortadoğu Projesi hakkındaki komplo teorileri ve şüphelerin sorulması üzerine

"Bu çok ilginç bir soru ve ABD siyasetinde yıllardır var olan zıtlıkları ortaya koyuyor. Bu çerçevede içinde 'komplo' kelimesinin kullanılmasından rahatsızım. Büyük Ortadoğu Projesi anons edilmeden önce dahi bunlar ABD'nin vizyonuydu. Bu hedefler yeni değil. Amerika her zaman ABD-İsrail yanlısı ve demokratik Ortadoğu istiyordu. Bence Washington rüyalarında halen bunu istiyordur. Bu, Amerikan ideali."



"Hala masada olduğunu düşünüyorsunuz yani projenin öyle mi?" diye sorulan bir soru üzerine ise Fuller, "Fakat isim orada değil artık. Çünkü, Büyük Ortadoğu ismi pek çok olumsuz algıya neden oldu. Ama bu basit istekler halen orada. Hatta bugün bile. Ortadoğu'nun demokratik, Amerikan ve İsrail yanlısı olması ihtimali oldukça zayıf olduğu konusunda daha artan bir gerçekçilik var özellikle Irak konusunda yaşanan başarısızlık sonrası. Bu hedeflerin hiçbiri başarılamadı. Sadece demokrasi getirilmesi konusunda biraz ilerlenme sağlanmış olabilir. Bu önemli ve çok memnunum. Ama Irak'ta güçlü Amerikancı, İsrail yanlısı ve İran karşıtı bir hükümet var mı? Hayır" cevabını verdi.

Anadolu Haber
08 Şubat 2011

2011-05-07

İslam Davasını Sattılar!..

İslam Davasını Sattılar!..

Madde: İslamcı veya Müslüman görünen bazıları İslam'ı, İslam davasını, İslami hareketi satmıştır.

Soru: İslam'ı ve davayı satan bu adamlar mü'min midir?

Cevap: Mü'min gibi görünüyorlar ama onlarda nifakın (münafıklığın) çok alametleri sırıtmaktadır.

Soru: Bunlar İslam'ı ve davayı neye ve kaça sattılar?

Cevap: Bazısı paraya, bazısı riyasete(başkanlığa), bazısı dünyevi şan ve şerefe, alkışa, makam ve mevkiye, cümlesi nefs-i emmaresine ve şeytana uyarak satmıştır.

Soru: İslami hizmetler ve faaliyetler, İslami dava sektöründe samimi, muhlis, doğru yolda olan mü'min ve Müslim kimseler ve gruplar yok mudur?

Cevap: Olmaz olur mu, elbette vardır.

Soru: Onların özellikleri nelerdir?

Cevap:
(1) Onlar dine, imana, Kur'ana, Sünnete, Şeriata sırf Allah rızası için doğru dürüst hizmet ederler...
(2) Hizmetlerinin mükafatını ve ödülünü yaratıklardan değil, Yaratan'dan beklerler...
(3) Bu mükafat ve ödülün dünyada değil, ahirette verilmesini isterler...
(4) Hizmet ve faaliyetlerini asla ve asla zengin olmak, para kazanmak, mal edinmek için yapmazlar... (Daha nice başka şart ve özellik vardır...)

Soru: Bid'atçi, günahkar, fasık ve facir mü'minler kardeşimiz değil midir?

Cevap: İyi ve kötü, salih veya facir, adil veya zalim bütün mü'minler kardeştir. Bid'ati, günahı, zulmü onu küfre götürmedikçe, kardeşlik bağını kopartamayız.

Soru: Kendisini iyi, salih, muttaqi (takvalı), muhlis (ihlaslı) Müslüman olarak gören, "öteki" Müslümanları günahkar görüp onları tahkir eden, hafife alan kimse gerçekten iyi bir Müslüman mıdır?

Cevap: O kötü bir Müslümandır!..

Soru: Niçin?

Cevap: Çünkü iyi bir Müslüman kendisini iyi görmez, mü'minler arasındaki uhuvvet (kardeşlik) bağını kopartmaz.

Soru: Din, iman, Kur'an, Sünnet, Şeriat, mukaddesat ticaret ve benlik konusu yapılabilir mi?

Cevap: Yapılamaz. Yapanlar alçaktır.

Soru: İslami kesime, İslami hizmet ve faaliyetlere, İslami davete sızmış bunca münafık ve mürai varken, Müslümanlar başarılı olabilir ve kurtulabilir mi?

Cevap: Başarılı olmak ve kurtulmak elbette mümkündür ama bazı şartları yerine getirmek gerekir. (Birincisi) Münafık ve müraileri, din tacirlerini, mukaddesat sömürücülerini dışlamak... (İkincisi) İhlasa aykırı, ihlası zedeleyen bütün noksanlardan temizlenmek... (Üçüncüsü) Kur'anın yap dediklerini yapmak, yapma dediklerini yapmamak... (Dördüncüsü) Peygamberin (Salat ve selam olsun ona) Sünnetini hayata uygulamak, onun güzel ahlakı ile ahlaklanmak... (Beşincisi) Bütün samimi, şuurlu, uyanık, firasetli Müslümanlar bir araya gelmek... (Altıncısı) Bu da ancak Müslümanların başlarına ehil ve layık bir İmam-ı Kebir seçmeleriyle olur... (Yedincisi) Ümmetin kurtuluşu için dört başı mamur bir plan ve program yapıp onu hayata geçirmek...

Soru: Türkiye'deki Müslüman çoğunluk, bugünkü durumu ile kurtuluşa erebilir mi?

Cevap: Eremez.

Soru: Niçin?

Cevap:
(1) Milyonlarca Müslümanın, kendilerine yetecek derecede din, ilmihal bilgisi ve kültürü yoktur, cahillik yayılmıştır...
(2) İtikatta (inanç konularında) bozukluklar çoğalmıştır...
(3) Beş vakit namaz büyük ölçüde terk edilmiştir...
(4) Cemaat terk edilmiştir...
(5) Emr-i maruf ve nehy-i münker(iyiliği emredip kötülükten men etmek) farzı yapılmıyor (veya yeterli, kurtaracak kadar yapılmıyor)...
(6) Müslümanlar başsızdır...
(7) Ümmet şuuru zayıflamış, onun yerine hizip, fırka asabiyeti hakim olmuştur... (8) Ümmeti uyaracak yeterli sayıda icazetli alim, fakih, nasih (öğüt veren), rehber, mürşid, aydınlatıcı, bilgilendirici, önder kalmamıştır.

Soru: Karamsar mısınız?

Cevap: Müslüman karamsar olmaz... Karamsar değil, gerçekçiyim. Ne kendimi aldatırım, ne de din kardeşlerimi... Allah'tan ümit kesilmez.

Mehmet Şevket Eygi
Araştırmacı Yazar
4 Mayıs 2011

Bu ay öne çıkanlar