Elektromanyetik Savaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Elektromanyetik Savaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2015-05-27

Psikotronik Çağ: Elektromanyetik silahlar ve zihin kontrolü (Dr. Armen Victorian)

Armen Victorian, Beyin kontrolü, Cihazdan beyine iletişim, elektromanyetik savaş, HAARP, Pandora projesi, telepati, Zihin kontrolü,


Dr. Armen Victorian

Lobster Magazine`den.


Psikotronik Çağ


Eski Sovyetler Birligi, Bati dünyasinda psikotronik olarak bilinen, enerji biliminde ve psikoenerji teknolojisinde uzun bir programlar tarihine sahipti. Son zamanlara kadar, bu teknolojiyi temellendiren baslangiç çalismalarinin büyük çogunlugu Bati`da yapildi ve Sovyetler Birligi`ne kaçirildi. Yillarca Bati`nin bilimsel toplumu, Moray, Abrams, Hieronymous, Tesla, Dela Warr, Down ve Reich gibi kisilerin çalismalarini önemsemeyerek, Sovyetler`e psikotronik silahlardaki durumlarini pekistirmek için en azindan 30 yillik bir öncelik verdi. Brejnew, 1978 SALT görüsmelerinde, ` insan aklinin kavrayabileceginden daha korkunç ` silahlarin yasaklanmasini önerdiginde Baskan Carter`in önerilen sey hakkinda bir fikri bile yoktu.
Pandora Projesi

Moskova`daki Amerikan Elçiligi 1960 dan 1965 e kadar orada çalisan Amerikali personel arasinda, Amerikan Elçisi`nin daha sonra ölmesini de içeren, çok çesitli fiziksel ve zihinsel hastaliga neden olan elektromanyetik ve migrodalganin bir karisimi ile kusatildiginda, Amerikan yönetimi psikotronik gerçegine uyandi. Bir zamanlar Savunma Bakanligi`nin Bilim Danismani, simdi emekli olan, Dr. Stephen Possony bana dedi ki:

2015-05-26

En masum kişi, azılı bir teröriste dönüştürülebilir. Zihin kontrolü nedir?

Beyin kontrolü, Büyü, CIA, elektromanyetik savaş, MOSSAD, nsa, Selim Şeker, Sihir, Telegram, Telekinezi, Zihin kontrolü,




Boğaziçi Üniversitesi Elektromanyetik Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Selim Şeker: "İnsan beynindeki noktalar arasında öyle yerler var ki, bunların uyarılması durumunda kişi, adam bile öldürebilir. Yine aynı yöntemle kişiye uzak bir mesafeden kalp krizi geçirtilebilir."

ABD ve Rusya'nın, 1950'den bu yana üzerinde çalıştığı, insanları istendiği gibi yönlendirmeye yarayan beyin kontrol silahının, 1970'li yıllarda Türkiye üzerinde kullandığı iddia edildi.

Bu iddiaya göre, 5.000 insanımızı kaybettiğimiz, insanın ideolojisi uğruna annesini, kardeşini veya en yakınını öldürmekten çekinmediği sağ-sol çatışmasının arkasında, beyin kontrol silahı olduğu ileri sürülüyor.

Çip veya beyne sokulmuş elektrotlara ihtiyaç duyulmadan insan beyninin kontrol altına alınması anlamına gelen beyin kontrol silahı, uzmanlara göre, verilen telkinlerle İstenildiğinde insanı terörist haline sokabiliyor. İnsana, ruhsal ve bedensel acı yaşatabilen bu sistemin, 1980 öncesi Türkiye üzerinde kullanıldığı iddiası ise dehşet verici...

Ciddiye alınması gereken bu kuramı ileri süren isim ise, bu alanda uzmanlaşmış Emekli Kurmay.Albay Baha Kadıoğlu... Kadıoğlu, Silahlı Kuvvetler Dergisi'nde yayımlanan bir makalesinde, konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullanıyor: "Türkiye, 1970'li yıllar içinde beyin kontrol yöntemlerinin harp şeklinde uygulandığı ve bunun korkunç kâbusunun yaşandığı bir ülke olmuştur."

Bu görünmez harbin gelecek yıllarda da devam edeceğine dikkat çeken Kadıoğlu, "Bu harbin yalnızca fizikî tedbirlerle önlenmesi mümkün görülmemektedir. Alınacak tedbirleri öğrenmek için en kısa zamanda parapsikolojik çalışmalara girmek mecburiyetindeyiz." uyarısında bulunuyor. Aksi halde, bu tür müdahalelere maruz kalınabileceğini söylüyor.
CIA ve MOSSAD, Beyin Kontrolüne Büyük Önem Veriyor
Memory Center Neropsikiyatri Merkezi öğretim görevlilerinden Prof. Dr. Nevzat Tarhan da istihbarat örgütlerinin - özellikle CIA ve MOSSAD'ın - bu konuya büyük önem vermekte olduğunu söylüyor:

Dünyanın merkezi tersine dönüyor. Çünkü dünya dev bir elektrik jenaratörü

Dış çekirdek, dünya, elektromanyetik savaş, İç çekirdek, Manyetik alan, Slayt1, Space Explorer, The Core, videolar, Çekirdek, Çekirdek filmi, Şimşekler,



Leeds Üniversitesi bize sürpriz yaptı ve Dünya’nın dış çekirdeğinin gezegenin tersine döndüğünü gösterdi. Evet, herkes gider Mersin’e, çekirdek döner tersine. İç çekirdek ise Dünya ile aynı yönde ama biraz daha hızlı dönüyor.
Dünyanın sıvı dış çekirdeğindeki erimiş demirin dalma-batma hareketleri çok güçlü elektrik akımları üretiyor ve bunlar da Dünya’nın güçlü manyetik alanını oluşturuyor. Manyetik alan aynı zamanda iç ve dış çekirdeğinin dönüşünü etkiliyor.
Leeds Üniversitesi Yer ve Çevrebilimleri Fakültesinden Dr. Philip Livermore olayı şöyle açıklıyor: Gezegenimizin “manyetik alanı, iç çekirdeği Doğuya doğru iterek Dünya’dan daha hızlı dönmesine neden oluyor. Aynı zamanda sıvı dış çekirdeği de ters yöne iterek Doğudan Batıya dönmesine yol açıyor.” Kısacası iç ve dış çekirdeğin torku farklı.


Dünya’nın merkezine yolculuk
Dünya’nın dönüş yönünü sormak kadar gereksiz bir şey olabilir mi diye düşünebilirsiniz: Dünya Batıdan Doğuya dönüyor ve Güneş de Doğudan doğuyor, Batıdan batıyor. Ancak uzay boşluğunda yukarı–aşağı, sağ–sol gibi kavramların anlamı olmadığı için soru o kadar basit değil.
Uzaya çıkıp Dünya’ya Kuzey Kutbundan baktığımızda, gezegenin “saatin ters yönünde” döndüğünü görüyoruz. Dünya’ya Güney Kutbundan baktığımız zaman da saat yönünde döndüğünü görüyoruz. Einstein’ın dediği gibi uzayda yönler göreli ve dönme yönü referans noktasına, yani bakış açısına göre değişiyor.

Dünya’nın içyapısı söz konusu olduğunda işler daha da karışıyor. Dünyanın içi katmanları farklı yönlerde dönüyor.

İnsan beyni kaç GB?

Beyin, Beyin kontrolü, Beyinden beyine iletişim, Büyü, Cihazdan beyine iletişim, elektromanyetik savaş, HAARP, Hafıza, Sihir, Telekinezi,




Akademisyen Sinan Canan, insan beyninin kocaman bir bellek olduğunu söylüyor.

Beyin fizyolojisi alanında araştırmalarıyla dikkat çeken akademisyen Sinan Canan, insan beyninin kocaman bir bellek olduğunu belirtti. Beyin fizyolojisi alanında araştırmalarıyla dikkat çeken akademisyen Sinan Canan, insan beyninin kocaman bir bellek olduğunu belirterek, “İnsan hafızası bizim teknolojimizi aşan bir durum. Ancak bilgisayara benzeterek bir tahminde bulunabiliyoruz. Yaklaşık 20 milyar civarındaki hücre ve bunlar arasındaki bağlantıları hesaplarsak yaklaşık 2,5 milyon GİGABYTE hafızamız var. Bu 300 yıl süren bir HD filmi kaydetmek demektir” dedi.

2015-05-08

"Beynimi ele geçirerek, katliam yaptırdılar" | Zihin kontrolüne maruz kalmış bir ABD askeri

Beyin kontrolü, CIA, el Kaide, el Nusra, elektromanyetik savaş, İntihar bombacıları, KGB, MOSSAD, nsa, Space Explorer, Telegram, Telekinezi, Zihin kontrolü,




ABD’nin başkenti Washington’da 16 Eylül’de bir donanma üssünü basarak 12 kişinin ölümüne neden olan eski asker Aaron Alexis, saldırı sırasında ABD polisi tarafından öldürülmüştü. FBI, 34 yaşındaki Aaron Alexis’in donanma üssüne yarı otomatik bir tüfekle girdiği anın görüntülerini yayınladı.



Bir güvenlik kamerasından alınan 30 saniyelik görüntülerde, Aaron Alexis, kimsenin olmadığı bir koridorda görünüyor. Bir kapının penceresini kıran saldırgan Alexis elindeki silahla bir duvarın arkasına saklanırken görünüyor.

Amerikan New York Times gazetesi de, eski asker Aaron Alexis’le ilgili ilginç bir iddia ortaya attı. 34 yaşındaki Alexis, 16 Eylül’deki saldırıdan 10 gün önce yazdığı notlarda, ABD hükümetini suçluyor. Alexis, hükümet güçlerinin beynine “oldukça düşük ölçekli” elektromanyetik dalgalarla saldırı düzenlediğini ve saldırganlaşmasına neden olduğunu iddia ediyor.

2012-02-20

İstenilen kişi biyonik bir robota dönüştürülebiliyor. İnsanların zihinleri, düşünceleri, duyguları, rüyaları ve hareketleri kontrol edilebiliyor

İstenilen kişi biyonik bir robota dönüştürülebiliyor. İnsanların zihinleri, düşünceleri, duyguları, rüyaları ve hareketleri kontrol edilebiliyor. Zihin kontrolü


Alanı insan zihinleri olan savaş!

9/11 saldırıları bugüne kadar kullanılan; ancak açıklanmayan bir kısım bilimsel tekniklerin de birer birer açıklanmasına yol açıyor. Bugüne kadar “komplo teorisi” olarak adlandırdığımız bir kısım teknikler artık terör hareketlerinin önceden haber alınabilmesi amacıyla kamuya açık alanlarda da kullanılmaya başlandı!

Washington Times’ın dünkü nüshasında havaalanlarına yerleştirilecek güvenlik tarayıcılarıyla yolcuların beyinlerinin okunacağı ve teröristlerin bu şekilde deşifre edileceği belirtiliyor. Sistem şöyle işleyecek:

Sistem, beyin dalgalarını ve kalp atış ritimlerini alacak, analiz edecek ve böylece tehdit olabilecek yolcular ortaya çıkarılacak.

Bu haberi okuyunca beyin dalgalarım otomatik olarak Aydoğan Vatandaş adına kilitlendi. Onun bu konularda yazdığı kitaplara Türk halkının ilgisi çok yüksek. Özellikle “Agharta– Elektromanyetik savaş başladı” (Timaş Yayınları) adlı kitabı altı baskı yaptı. Bu kitap 11 Eylül saldırılarından önce yazılmıştı. Ama yayınlanması 11 Eylül saldırısından bir hafta sonraya tekabül etti.

Bir kere beyin dalgalarının frekanslarının da tıpkı parmak izleri gibi her insanda farklı olduğu ve birbirine asla benzemediğini, bunun da işleri çok kolaylaştırdığını belirtelim. Beyin dalgalarının görüntü haline dönüştürülmesi ile insanların ne düşündüğünü görme çabası bu tekniğin varacağı son nokta.

Yalnız bu sistem sadece terör eylemlerini ortaya çıkarmak için değil, bizzat teröre de hizmet edebilme potansiyelini taşıyor. Hatta 11 Eylül saldırılarının beyin kontrolü yoluyla yapıldığı bile iddia ediliyor.

Bize çok uçuk geliyor; ama bu konudaki çalışmalar her geçen gün hayatımıza daha fazla girmeye başladı. Tehlikesi şu: Elektromanyetik dalgalar gönderilerek insanlara rüya gördürülebiliyor, olmayan bir şey varmış gibi hayal gördürülebiliyor, sanal bir kısım görüntüler sürekli insan beynine gönderilebiliyor ve insan istem dışı bir kısım eylemlere yönlendirilebiliyor vs.


İBDA–C lideri Salih Mirzabeyoğlu, DGM’de kendisine elektromanyetik dalgaların kullanımı ile beyin kontrolü operasyonu yapıldığını iddia etmişti!

Bu proje, dünyada elektrik taşıyan her şeyin çevresinde bir manyetik alan olduğu ve bu alanların elektromanyetik dalgalar yaydığı teorisine dayanıyor. NSA, geliştirdiği elektronik aygıtlar ve ajanları sayesinde her insanda farklı olan ve 3–50 Hertz arasında değişen dalga boyutunu tespit edebiliyor. Hedef kişinin yaydığı elektromanyetik dalga boyutları tespit edildikten sonra bu veri NSA’nın bilgisayarlarına veriliyor ve bu bilgisayarlar ve uydular aracılığı ile o kişi 24 saat izleniyor. O kişi tam bir denetim altına alınıyor, yönlendirilebiliyor, düşünceleri okunabiliyor. Konuşmaları dinlenebiliyor, gördükleri seyredilebiliyor, sadece onun duyabileceği sesler yayınlanabiliyor, sadece onun görebileceği görüntüler gösteriliyor, ona her türlü bedeni acı verilebiliyor. Yani kişi NSA’nın canlı bir robotu haline getiriliyor. 



Bu robot söz dinlemezse karşılığını, her türlü bedeni acı çektirilerek ödüyor. Bu işkenceciler, bizimkiler gibi ‘as Filistin askısına, çevir manyetoyu, sık tazyikli suyu, yatır falakaya, sok copu’ gibi gürültülü patırtılı, zahmetli külfetli olarak yapmıyor, sadece önlerindeki bilgisayarın tuşlarına dokunarak bunu yapıyor. Dokunuyorlar tuşa, hafıza kaybı ve davranış bozuklukları oluşuyor. Dokunuyorlar, göz kapaklarında ani ve şiddetli kaşınmalar oluşuyor. Dokunuyorlar, duyulan sesin yönü, şiddeti ve içeriği değişiyor. Solunum yollarını denetleyerek konuşmanızı bozuyorlar. Genital bölgede kaşınma, beklenmedik orgazm veya yoğun acı hasıl ediyorlar. Rüyalarınızı denetliyorlar. Birkaç dakika boyunca ayak parmaklarını istem dışı olarak 90 derece döndürebiliyorlar.

Aslında bu çalışmalar yeni değil. 50 yıl öncesine dayanıyor. 1996 yılında yayımlanan “Beyin Kontrolü ve Tanımlanamayan Gizli Hükümetler” adlı kitabında Daniel Brandt, bir insana hipnozla bir cinayet işletilebileceğini iddia ediyor. Bazı uyuşturucu maddeler de insanların beyinlerinin kontrol altına alınmasında kullanılabiliyor.

New York Times gazetesinin l6 Temmuz l977 sayısında şöyle bir haber yayınlandı: “ABD, insanlığın esir edilebileceği görünmez silahlar geliştiriyor.”

CIA, psikolojik silah stoklarını, psişik silahların değişik tiplerini geliştirmeyi başararak artırdı. Şimdi bu kabiliyetleriyle yeni tip bir harbe girişmesi mümkündür. Bu harp görünmez, muharebe sahası ise insan zihinleridir!

Bu yazının uçuk kaçık bir yazı olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz!


Nuh Gönültaş
Gazeteci-Yazar
19.08.2002

Düşünceler ve Rüyalar Bilgisayara kayıt edilebiliyor. Düşüncelere ve rüyalara müdahale edilebiliyor

Düşünceler ve Rüyalar Bilgisayara kayıt edilebiliyor. Düşüncelere ve rüyalara müdahale edilebiliyor. Zihin/Beyin Kontrolü



Uzaktan Nöral Denetim

Bir süre önce NASA tarafından uzaydaki astronotlar için DÜŞÜNCELERİN BİLGİSAYARA KAYDEDİLMESİ ile ilgili bir makale yayınlandı. Merak edenler bu makaleye göz atabilirler. (Makale adı : SUBSPEECHES)

Bu teknoloji ile ilgili ayrıntıları web üzerinde bir çok kaynakta bulabilirsiniz. Ancak en bilinenleri GEORGE FARQUAR ve PROJECT FREEDOM, Prof.Dr. Jose DELGADO ve Zihin Kontrolü çalışmalarıdır.

Projenin başlangıcı 2.Dünya Savaşında Yahudi Bilim adamları tarafından BERGSTRASSE denilen bölgedeki labaratuarlarda başlatılmış, savaşın sona ermesi ile proje ABD Askeri
Laboratuarlarına taşınmıştır. Şu an için bu projenin 250 farklı versiyonu üzerinde dünya üzerine yayılmış bir çok tıbbi ve teknolojik laboratuarlarda devam ettirilmektedir.

Hatta proje bir ara o kadar ses getirdi ki, MEL GIBSON ve JULIA ROBERTS"ın oynadığı CONSPIRACY THOERY – KOMPLO TEORİSİ filmine konu oldu.

Ancak, ZİHİN KONTROLÜ projesi ile HASSAS TAKİP konusunu birbirinden
kesinlikle ayırmakta yarar görüyoruz.

İlkinde duruma göre kişi yada gruplara yönelik ağır ve şiddetli bir psikolojik baskı, psikolojik faktörler kullanılarak bilinen sorgu metodları uygulanmaktadır. Bu şekilde ağır psiko-şiddete uğrayan kişi yada gruplara her an “SENİ İZLİYORUZ” mesajı değişik obje,
ekipman ve personel kullanımıyla devam ettirilmektedir.

İkincisinde kaynaklara göre, kişi yada grupların zihinleri nano-teknolojik cihazlarla incelenebilir ve görülebilir. Oto kontrolü ve tüm psikolojik ve fiziksel yapısı yönlendirilebilir. Verimli bir sorgulama metodudur.

Tüm bu teknolojilerin, İNSAN HAKLARI yada BİREYSEL HAYATIN MAHREMİYETİ gibi konularla nasıl bir uyum içerisinde olduğunu da sizlerin ve okuyucuların takdir ve görüşlerinize bırakıyoruz.

Şimdi gelelim projenin sistematiğine...

Bir cismin bioelektrik alanı uzaktan algılanabilir, böylece cisimler bulundukları herhangi bir yerde denetlenebilirler. Özel EMF cihazıyla sistem operatörleri, kripto-şifre çözücüleri (EEG"lerden) üretilen potansiyelleri uzaktan okuyabilirler. Bunlar bir kişinin beyin durumlarina ve düşüncelerine kodlanabilir. Bu durumda kişi, uzak bir mesafeden mükemmel olarak denetlenir. İstihbarat personeli, “İşaret İstihbaratı”nın elektromanyetik tarama ağının kadranında çevirerek, ülkedeki herhangi bir şahsa çevirir ve İstihbarat teşkilatı"nın bilgisayarları o şahsı belirler ve günde 24 saat takip eder. İstihbarat Teşkilatı, Türkiye"deki herhangi bir şahsı seçebilir ve onu izleyebilir.

İstihbarat Teşkilatı “İşaret İstihbarat”, “Uzaktan Nöral(Sinir) Denetimi ve Elektronik Beyin Bağlantısı” için, “Elektro Manyetik Beyin Uyarılması”nı kullanmaktadır. (İonlaşamayan elektro manyetik alan) radyasyonu üzerine, nörolojik araştırmayı ve bioelektirik araştırma ve gelişmeyi içeren 1950"li yılların MKULTRA programından beri, “Beyin Uygulaması” gelişme hâlindedir.

Elde edilen gizli teknoloji, Ulusal Güvenlik Arşivlerinde, “Radyoaktifliği ve nükleer patlamaları içermeyen ve çevrede bulunan bir kaynaktan istemeyerek (kasıtlı olmayan bir
şekilde) yayılan elektromanyetik dalgalardan oluşan bilgi” olarak tanımlanır ve “Işinim İstihbaratı” olarak sınıflandırılır. İşaret İstihbaratı, Amerika ve dost ülkeler yönetiminin diğer elektronik mücadele programları gibi, bu teknolojiyi de, gizli olarak yürütmekte ve muhafaza etmektedir. İstihbarat Teşkilatı, bu teknoloji ile ilgili mevcut bilgileri denetlemekte ve bilimsel araştirmalari halktan gizlemektedir. Aynı zamanda bu teknolojiyi
gizli tutmak için uluslar arası istihbarat anlaşmalari da vardir.

İstihbarat teşkilatı bilgisayarında üretilen beyin planlaması, beyindeki elektriksel faaliyetleri sürekli olarak denetlemektedir. Ulusal Güvenlik gayesiyle istihbarat teşkilatı, binlerce insanın ferdî beyin haritalarını kaydetmekte ve şifrelemektedir. Elektro
manyetik alanla “Beynin Uyarılması”, beyin-bilgisayar bağlantısını sağlamak için, meselâ, askerî savaş uçaginda ordu tarafindan gizlice kullanılmaktadır.

Elektronik gözetim amacıyla, beynin konuşma merkezindeki elektrik faaliyetleri, kurbanın sözlü düşüncelerine çevrilebilir. Kulağı devre dışı bırakarak, ses haberleşmesinin dogrudan beyne gitmesini saglayarak, Uzaktan Nöral Denetim, şifrelenmiş işaretleri, beynin
işitme korteksine gönderebilir. İstihbarat ajanları bunu, paranoid şizofreninin karakteristiği olan işitsel halisünasyoları taklid ederek, kurbanların gizli olarak takatini kesmek için
kullanabilirler.

Kurbanla herhangi bir temas olmaksızın, Uzaktan Nöral Denetim, bir kurbanın beynindeki görsel korteksteki elektirik faaliyetlerini planlayabilir ve kurbanın beynindeki tasvirleri (görüntüleri) bir videonun monitöründe gösterebilir. İstihbarat ajanları kurbanın
gözlerinin gördüğü her şeyi görürler. Görsel hafıza da görülebilir. Uzaktan Nöral Denetim gözleri ve optik sinirleri atlayarak (devre dışı bırakarak), doğrudan görsel kortekse görüntü gönderebilir. İstihbarat ajanları, beynin programlama gayesi için, gözetim altındaki kişi REM uykusunda iken, onun beynine gizlice görüntü yerleştirmek için bunu kullanabilirler.

Birleşik Devletlerde, 1940"lı yıllardan beri, İşaret İstihbaratı ağı vardır. NSA"nın Ft. Meade"de kişileri izlemek ve bunların beyinlerindeki işitsel-görsel bilgileri -tecavüzkar olmayan bir biçimde- denetlemek için kullanılan iki yönlü geniş bir, Uzaktan Nöral Denetim sistemi vardır. Bu işlerin tümü, kişiyle fizikî bir temas olmadan yapilir. Uzaktan Nöral Denetim metodu, gözetim ve yurt içi istihbarat için esas metodtur. Konuşma, üç boyutlu ses ve şuuralti ses, kişinin beyninin işitme korteksine (kulaklari by pass edilerek) gönderilebilir ve görntüler görsel korteksin içine gönderilebilir. Uzaktan Nöral Denetim, kişinin algılarını, ruh durumunu ve motor kontrolünü degiştirebilir.

Konuşma korteksi / işitsel korteks baglantısı, istihbarat toplumu için esas haberleşme sistemi oldu. Uzaktan Nöral Denetim, görsel- işitsel beyin ile beyin arasında veya beyin ile bilgisayar arasında tam bir bağlantıya izin verir

NSA-SIGINT (Ulusal Güvenlik Teşkilatı İşaret İstihbaratı) insan beyninden yayılan 5 miliwottluk ve 30-50 Hz"lik uyandırılmış potansiyellerin şifrelerini digital olarak çözerek, insan beynindeki bilgileri uzaktan ve (tecavüzkar olmayacak bir biçimde) denetlemek için hususi yeteneklere sahibtir.

Beyindeki nöral hareketlilik değişen bir manyetik akıya sahib olan değişen bir elektirik özellik yaratır. Bu manyetik akı 30-50 Hz"lik ve 5 milimetrelik sürekli bir elektromanyetik dalga çıkarır. Beyinden gelen elektromanyetik emisyonda ihtiva edilen şeyler “uyandırılan potansiyeller” olarak adlandırılan (enserler ve desenlerdir.). Her düşünce, reaksiyon, motor kumandası, işitsel olaylar ve görsel görüntü için beyindeki bir “uyandırılmış potansiyel” veya “uyandırılmış potansiyeller kümesi” karşiligi vardir. Beyinden yapilan EMF emisyonunun şifreleri, beyninde geçerli fikirler, düşünceler, görüntüler ve sesler haline gelmesi için, çözülür.

NSA SIGINT, bilgileri (sinir sistemi mesajları gibi) istihbarat ajanlarına aktarmak ve gizli operasyon yapılacak kişilerin beyinlerine (onlar tarafından farkedilemeyecek bir şekilde) aktarmak için, bir haberleşme sistemi olarak EMF ile aktarılan Beyin Uyarılması"nı kullanmaktadır.

EMF ile Beynin Uyarılması, sonuçta beynin nöral devrelerinde ses ve görsel olayların oluşması için beyindeki uyarılacak potansiyelleri, kobayları tetiklemek için şifrelenmiş ve pulslanmış karmaşık elektromanyetik işaretler göndererek çalışır. EMF ile Beyin Uyarılması kişinin beyin hallerini değiştirebilir ve motor kontrolünü etkileyebilir.

İki yönlü elektronik Beyin Bağlantısı, sesi (kulakları by pass ederek) işitsel kortekse aktarırken ve donuk (belirsiz) görüntüleri, (optik sinirleri ve gözleri by pass ederek), görsel kortekse aktarırken, nöral görsel-işitsel bilgileri uzaktan kumanda ederek,
yapılır. Görüntüler beyinde sabit olmayan iki boyutlu ekrandaki gibi zuhur eder.

İki yönlü elektronik Beyin bağlantısı gelişmiş tüm istihbarat servisleri personeli için esas haberleşme sistemi haline gelmiştir. (Bu servislere ülkemiz serevislerini de ekleyebiliriz) Uzaktan Nöral Denetim (RNM, insan beynindeki bioelektirik bilginin uzaktan denetimi) esas gözetim sistemi hâlini almıştır. Bu Batılı Devletler İstihbarat Topluluğu"nda sınırlı sayıdaki ajan tarafından kullanılmaktadır.

2012-02-19

ABD robot ordusunu kuruyor. Pentagon, zihin gücüyle yönetilen robot ordusu için kolları sıvadı

ABD robot ordusunu kuruyor. Pentagon, zihin gücüyle yönetilen robot ordusu için kolları sıvadı



ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), yakın gelecekte asker kayıplarını minimuma 
indirmekiçin, Hollywood filmlerinden ilham alıyor. Pentagon'un teknoloji geliştirme birimi olan "Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı" (DARPA), askerlerin düşünce gücüyle istedikleri görevi yaptırabilecekleri insansı robotlar geliştirilmesi için çalışmalarına başladı.

ÇALIŞMALAR BAŞLADI

Hedefi itibarıyla James Cameron'ın gişe rekortmeni filmi 'Avatar'da kullanılan uzaylı-insan melezi bedenleri hatırlatan projenin araştırma-geliştirme çalışmaları için DARPA'nın 7 milyon dolar bütçe ayırdığı belirtiliyor.

Proje ile geliştirilecek robotların, temizlik, devriye, tıbbi müdahale gibi görevleri de üstlenmesi öngörülüyor.

4 BACAKLI ASKERLER

ABD'li uzmanlar, bir süredir zihin gücüyle çalışan yeni nesil insansız hava araçlarının geliştirilmesi için çalışmalarda bulunuyor. DARPA'nın cephede askerlerin teçhizatlarını taşımalarına yardımcı olmak amacıyla "AlpaDog" adını taşıyan 4 bacaklı bir robot üzerinde çalıştığı açıklanmıştı.

ABD robot ordusunu kuruyor. Robotlar zihin gücü ile kontrol ediliyor

ABD robot ordusunu kuruyor. Robotlar zihin gücü ile kontrol ediliyor

ABD robot ordusunu kuruyor. Robotlar zihin gücü ile kontrol ediliyor

ABD robot ordusunu kuruyor. Robotlar zihin gücü ile kontrol ediliyor


ABD robot ordusunu kuruyor. Robotlar zihin gücü ile kontrol ediliyor

STAR  19 Şubat 2012 Pazar

2012-02-17

Adana'lı Kardeşler Düşünce Gücü İle Komut Alan Robot Geliştirdiler

Adana'lı Kardeşler Düşünce Gücü İle Komut Alan Robot Geliştirdiler


Düşünce gücü ile çalışan robot yaptılar

Adana'da biri makine, diğeri bilgisayar mühendisi olan iki genç, Sanayi ve Ticaret Bakanlığından sağlanan 100 bin lira ve KOSGEB'den aldıkları 75 bin liralık hibe desteğiyle düşünce gücüyle hareket edebilen servis robotu geliştirdi
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Makine Mühendisliği Bölümü mezunu Ali Özgün Hırlak, yaptığı açıklamada, Atılım Üniversitesi BilgisayarMühendisliği mezunu çocukluk arkadaşı Burak Özdemir (27) ileGaziantep'te geçirdikleri çocukluk yıllarında robot yapmak için elektronik malzemelerle uğraştıklarını söyledi.
Yıllar sonra çocukluk hayallerini gerçekleştirmek için arkadaşı Özdemir ile bir araya geldiklerini ve bir şirket kurup, robot üretimi için ÇukurovaTeknoloji Geliştirme Merkezi'nde çalışmaya başladıklarını anlatan Hırlak, ilk etapta Sanayi ve Ticaret Bakanlığından 100 bin lira destek aldıklarını ifade etti.

Servis Robotu çalışmalarının olgunlaşması üzerine Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'ndan da (KOSGEB) 75 bin liralık hibe desteği aldıklarını kaydeden Hırlak, şöyle devam etti: “Üzerinde çalışmamızı sürdürdüğümüz robot alışveriş merkezleri, kafeler, okullar, oteller ve lokanta gibi işletmelerde kullanılabilir. Gelen müşterilerle ilgilenebilecek, müşterileri kapıda karşılayıp, siparişlerini alabilecek kapasitedeki robot, 1.5 saatlik şarj süresine sahip ve bir kilograma kadar hassas yük taşıyabiliyor. Müşteriler robotun gövde kısmındaki dokunmatik ekrandan yemek menüsü hakkında bilgi alabilecek. Elinde tepsi ile yemek taşıyabilecek. Çocukları eğlendirmek için de yardımcı olabilir.

DÜŞÜNCE GÜCÜ İLE ÇALIŞIYOR

Bu robotun en önemli özelliği düşünce gücüyle komut alabilmesi. Kafama takılı olan elektronik kit ile beynimdeki nöron aktivitelerini, yani sinir hücrelerimdeki aktiviteyi ölçerek bunu robotun bilgisayarına yönlendiriyorum. Bu bilgi robotun bilgisayarında işlendikten sonra hareket ünitesinde yönlendirilerek istediğim komutu yapmasını sağlıyor. Yani robot düşünce gücüyle hareket edebilme özelliğine sahip. Bu özellik gelişmiş ülkelerde de robotlarda kullanılıyor.”

Hırlak, geliştirdikleri prototipin rekabet gücü yüksek ve teknolojik gelişmeye katkı sağlayacak bir servis robotu olduğuna işaret ederek, “Robotu wireless kamera, sensör ve hoparlör taşıyacak şekilde tasarlıyoruz. Ayak kısmındaki tekerleklerle ilerleyen robot kendi etrafında da dönebiliyor” dedi.

Robotun insana benzeyen ilgi çekici ve uygun bir dış görünüşe sahip olmasına da önem verdiklerini vurgulayan Hırlak, Latincede “Arabacı Takım Yıldızı” anlamına gelen “Auriga” adını verdikleri robotun ses, ışık ve hareket dizileri iyi algıladığını kaydetti. Hırlak, şöyle devam etti: “Robot aynı zamanda bilgisayardan wireless kontrol, sesle kontrol, internet üzerinden kontrol, görüntü işleme aracılığıyla hareketle kontrol de edilebiliyor. Bu robot istenmesi halinde bomba imha, casus robot, robotik kol olarak da (uzuvsuz insanlar için) tasarlanabilir.”

Servis robotlarının en fazla Japonya'da üretildiğine dikkati çeken Hırlak, proje sonucunda çocuklara yönelik modeller de geliştirebileceklerini kaydetti.
Çalışmaları süren robot üzerinde kendi kendine şarj edebilme özeliği üzerinde durduklarını vurgulayan Hırlak, sesle komutta daha hızlı hareket edebilme ile ve multimedya özellikleri konusunda da çalışma yürüttüklerini kaydetti.

SERİ ÜRETİM YAPACAKLAR

Hırlak, prototipi hazır olan robotun eksikliklerinin giderilmesinin ardından seri üretime geçeceklerini söyledi.

Robotların bütün yaş grupları ve eğitim seviyesindeki insanlar tarafından oldukça ilgi ve merakla karşılandığını belirten Hırlak, şunları kaydetti: “Servis robot pazarının önümüzdeki 10 yıl içerisinde 30 kat artarak büyümesini bekliyoruz. Böylece projemiz daha da değerlenecek. Veriler gösteriyor ki yakın geleceğin en önemli sektörlerinden birisi robotik teknoloji olacak. Bu sektöre ayrılan Ar-Ge payı artırılmalı. Ülkemizin şirketleri bu sektöre zamanında giremezse tüketici konumuna düşebiliriz.”

A.A.
14 Ocak 2012

ABD havaalanlarında zihin okuyan cihaz - Teröristler niyetleri/zihinleri okunarak belirlenecek

ABD havaalanlarında zihin okuyan cihaz - Teröristler niyetleri/zihinleri okunarak belirlenecek


ABD havaalanlarına terör şüphelilerini "niyetlerini okuyarak" belirleyecek yeni bir güvenlik sistemi yerleştirileceği bildirildi. "Kötü niyeti" saptayacak yeni teknolojinin ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından test edildiğini belirten Daily Telegraph'a göre, yeni vücut tarayıcısı, bir kişinin suç işlemeye yönelik niyetini açığa vuran ancak gözle görülmeyen ip uçlarını algılama yeteneğine sahip. Tarayıcı, şüphelinin vücut sıcaklığı, nefes alma sıklığı ve kalp ritmini belirleyebiliyor. MALINTENT adı verilen sistemde söz konusu verileri uzaktan algılayabilen sensör ve görüntüleyiciler yer alıyor. Tarayıcı ayrıca kişinin yüz ifadesini de analiz ederek bir saldırı hazırlığı içinde olup olmadığına karar verebiliyor.

İç Güvenlik Bakanlığı İnsan Faktörleri'ne bağlı Bilim ve Teknoloji bölümü tarafından geliştirilen yeni sistem, sınır bölgelerindeki kontrol noktaları, havaalanları ve özel güvenlik önlemi gerektiren öteki yerlere konacak. Yeni sistem, silah ve patlayıcıları saptamaya odaklı eski sistemin aksine insana odaklanıyor. İnsanın psikolojik ve davranışsal özelliklerini göz önüne alarak geliştirilen yeni sistemin suç işlemeye hazırlanan bir kişi ile bağlantı uçağını kaçırma endişesi içindeki masum bir yolcuyu ayırt edebilecek hassasiyette olacağı kaydedildi. Yeni sistem, geçen hafta Maryland'de 140 gönüllü üzerinde test edildi ve yüzde 78-80 oranında başarılı oldu.
http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=995617

IBM: "İnsan beyni gibi çalışan çip yaptık"

IBM: "İnsan beyni gibi çalışan çip yaptık"

Amerikan bilişim devi IBM, bilgisayarların deneyimlerinden öğrenmelerini, kuramlar geliştirmelerini ve sonuçlardan ders çıkarmalarını sağlayacak insan beyninin çalışmasını taklit eden devrim niteliğinde bir yonga geliştirdiğini açıkladı.

IBM şirketi yaptığı açıklamada, bu yongalarla yapılacak ”düşünen” bilgisayarların bugünün geleneksel bilgisayarlarıyla aynı şekilde programlanmayacağını belirterek, bu bilgisayarların deneyimlerinden öğreneceklerini, bağlantı kuracaklarını, kuramlar geliştireceklerini, anımsayacaklarını ve sonuçlardan ders çıkaracaklarını kaydetti.

Bu tip iki yonganın üretildiğini ve şu anda test edildiğini belirten şirket, her iki yonganın da silisyum yalıtkan üzerinde 45 nanometre kalınlığında olduğunu ve 254 nörona (sinir hücresi) eşdeğer kapasiteleri bulunduğuna işaret etti.

Uzun vadede hedeflerinin 10 milyar nöron kapasitesine (insan beyni 100 milyar kapasiteli) ulaşan bileşenlerden bir kompleks geliştirmek olduğunun altını çizen IBM, amaçlarının 2 litreden az bir alanda bir kilovat elektrik tüketen 1 katrilyon sinapsis (iki nöronun birleştiği yer) yaratmak olduğunu kaydetti.

Şirket, bu yongaları kullanan bilgisayarların daha az enerji tüketeceğini ve günümüz makinelerinden çok daha küçük olacağını belirterek, düşünen bir bilgisayarın, örneğin sıcaklık, basınç ve dalgaların yüksekliğiyle ilgili verileri derleyip, farklı tipteki deniz sensörlerinden sağlanan verileri analiz edip tsunami alarmı verebileceğini ya da koku alma hassasiyeti sayesinde toptancıları taze ürün stoklarını idare etmelerinde yardım edebileceğini bildirdi.

SyNAPSE adı verilen projenin ikinci aşamasında IBM, Columbia, Cornell, California ve Wisconsin gibi ABD’nin önde gelen üniversiteleriyle işbirliği yapacak. Projeye, ABD silahlı kuvvetlerinin yüksek teknoloji projelerini finanse eden DARPA adlı kuruluş 21 milyon dolar kaynak sağladı.

IBM’in bu başarısı konusunda Endpoit Technologies Associates’den Roger Kay, ”Bu yeni bir ufuk, kimse böyle araştırmalar yapmamıştı” derken, New York Üniversitesinden nöroloji profesörü Anthony Movshon, IBM mühendislerinin yapmaya çalıştıklarının, beynin uyum sağlamak için yaptığı ”plastisitenin” aynısını yongaya yerleştirmek olduğunun altını çizdi.

Teknoloji alanında uzun yıllardır elektronik cihazlar kapasitelerini her 1,5 yılda bir ikiye katlarken, transistörlerin yeni yongalar üzerindeki aşırı yoğunlaşması nedeniyle ortaya çıkan aşırı sıcaklığın kontrol altına alınmasındaki zorluk nedeniyle bu gelişim artık sonuna gelmiş gibi görünüyor. 
(AA)

Masonik Örgütlerin Bilinçaltı Mesaj Tuzağı - Subliminal Mesaj Yöntemi ve 25. Kare (Video)

Masonik Örgütlerin Bilinçaltı Mesaj Tuzağı - Subliminal Mesaj Yöntemi ve 25. Kare

Videoyu izlemek için "devamı" tuşuna basınız. Ve lütfen paylaşınız...


Matrix filmi gerçek oldu. Eğitimde yeni dönem geliyor. Bilgi, insan beynine topluca ve doğrudan gönderilecek

Matrix filmi gerçek oldu. Eğitimde yeni dönem geliyor. Bilgi, insan beynine topluca ve doğrudan gönderilecek


Matrix mucizesi gerçek oluyor! Beyine çip geliyor!


Beyine dışarıdan bilgi yükleyebilen makine geliyor!

Matrix filminde Neo karakterinin sadece birkaç saniye içerisinde Kung Fu öğrendiği sahne gerçek oluyor. Bilim adamları beyne dışarıdan sinyal göndererek beyin aktivitesini etkilemeyi başaran bir makine geliştirdi

Önce Duke Üniversitesi’nde görevli Amerikalı bilim adamları, beynine mikroçipler takılan bir maymuna istenilen bilgiyi göndermeyi başardıklarını duyurdu. Ardından Rus bilimadamı Vitali Valtsev, düşünme yeteneği olan ve bir bebek gibi eğitilmezse suçluya dönüşebilecek bilgisayar icat ettiklerini öne sürdü. Tüm bu gelişmeler gişe rekorları kıran The Matrix filminde Keanu Reeves’in canlandırdığı Neo karakterinin bir bilgisayara bağlanıp birkaç saniye içinde milyonlarca sayfa bilgiyi ve beceriyi kazandığı o sahneyi akıllara getirdi. Dün Boston Üniversitesi uzmanlarıyla ortak çalışan Kyoto Nörobilim Akademisi’nin Japon bilim adamları bu rüyanın gerçek olmaya çok yakın olduğunu açıklayınca birkez daha bilim dünyasında heyecan yaşandı.

Hafıza hapı da geliyor

Uzmanlar ‘yakın gelecekte’ yeni bir yabancı dilin ya da uçak uçurma becerisinin uyanık olmaya bile gerek duyulmadan insanların beynine kısa sürede yüklenmesinin mümkün olacağını açıkladı. FMRI adlı bir cihaz geliştirdiklerini duyuran bilim adamları, bu cihazın beyne gönderdiği sinyaller ile beyin aktivitesini değiştirmeyi başardıklarını, bunun da teorik olarak beyne yeni bilginin dışarıdan aktarılmasına olanak verdiğini vurguladı. Saygın bilim dergisi Science, bilim adamlarının bu çalışmasını son sayısında geniş bir şekilde yayımladı. Ayrıca uzmanların, hafızayı dinç tutacak ve öğrenilen bilgilerin çok daha uzun süre beyinde zarar görmeden depolanmasını sağlayacak bir hafıza hapı üzerinde de çalıştıkları kaydedildi.

İlk deneme Neo’dan!

Larry ve Andy Wachowski kardeşlerin yazıp-yönettiği bir bilim kurgu filmi, 1999’da gösterime girmişti.. Filmde başrolü oynayan Keanu Reeves (Neo), bir bilgisayara bağlanıp birkaç saniye içerisinde milyonlarca sayfa bilgiyi beynine yüklemişti.

VATAN
11 Aralık 2011

Beyin Kontrolü Nasıl Yapılıyor ? İşin Uzmanı Ahmet Maranki Anlatıyor...

Beyin Kontrolü Nasıl Yapılıyor ? İşin Uzmanı Ahmet Maranki Anlatıyor...

Kozmik bilimler uzmanı Ahmet Maranki dünyadaki çeşitli devletlerin beyin/zihin kontrolünü nasıl yaptıklarını anlatıyor. Saddam'ın 400 bin muhafızına ne olduğunu, Skorsky helikopterlerinin neden bu kadar alçaktan uçtuğunu sorguluyor.
Düşük frekansta ses dalgaları kullanarak sivrisinekleri kovan ve 15 TL'ye satılan sistemlerin daha gelişmişleri ile insan zihnine de müdahale edilebileceğini iddia ediyor.




Beyin Kontrolü Nasıl Yapılıyor? İşin uzmanı Ahmet Maranki Anlatıyor





*****



Beyin gücü ile uzaktan kontrol - Zihin ile alet kontrolü




*****

Robot Gibi Kontrol Edilebilen Fareler (Sadece fareler değil bütün canlıların beyinleri kontrol edilebiliyor)




*****

Zihin Kontrolü felçliler için umut kaynağı oldu

İlluminati itiraf ediyor; asıl amaç dünyadaki her insana çip takmak (Video)





İŞTE HEDEF !

Ve bana şöyle dedi: ‘Asıl amaç dünyadaki herkese çip takmak RFID ÇİPİ yerleştirmek.
___
Aaron Russo bir film yapımcısı ve eski bir siyasetci.
En iyi arkadaşı Nicholas Rockefeller ünlü Rockefeller Bankacılık ve iş hanedanlığının bir ferdi, Aaron çok yakın dostluğunun ardından bir süre sonra görüşmeyi kesti çünkü Rockefeller ailesi ve onların tutkuları hakkında öğrendiği şeyler yüzünden dehşete düştü.
Aaron şunları söylüyor:
Tanıdığım bir avukat bir gün beni aradı ve şöyle dedi :
"Rockfeller ailesinden biriyle tanışmak ister misin? ”


Bende “olur çok sevinirim” dedim sonra dost olduk bana bir çok şey anlatmaya başladı ve bir gece bana şöyle dedi.
”( Nicholas Rockfeller) bir olay olacak aaron ve o olaydan sonra Afganistan’a gireceğiz bu sayede hazar denizine boru hattı döşeyebileceğiz.Irak’a girip petrolü alacağız ve orta doğuda bir üs inşa edeceğiz.Oradan da Venezuella’ya gidip Chavez’den kurtulacağız.”
ilk ikisini bitirdiler, Chavez’i daha bitirmediler.
Ve şöyle dedi :
Asla bulamayacakları biri için mağaraları araştıran bir sürü adam göreceksin.”
Teröre karşı verdiğimiz savaşın aslında gerçek bir düşman olmaması konusunda konuşup gülüyordu.Bu savaşın nasıl asla kazanılmayacak bir savaş haline getirildiğini anlatıyordu.Bunun sonu olmayan savaş olduğunu, bu şekilde insanların özgürlüklerinin ellerinden alındığını söylüyordu.’
Bende şöyle dedim “insanları bu savaşın gerçek olduğuna nasıl inandıracaksın?”
O da : ”medyayla , medya herkesi bunun gerçek olduğuna inandırabilir dedi.Bir şeyler hakkında konuşmaya devam edersen ve aynı şeyleri tekrar tekrar söylersen insanlar buna inanacaktır.” dedi.
Biliyorsunuz, 1913 yılında federal rezervi yalanlar ile kurdular, sonra 11 Eylül sayesinde teröre karşı savaş başladı ve birden Irak’a girdik buda başka bir yalandı ve şimdi aynı şeyi İran’a yapacaklar.Oradan oraya, oradan oraya geçip duruyorlar.
Bende sordum: ”Bunu neden yapıyorsunuz? Amaç nedir ?Dünya’daki bütün paraya sahipsiniz hem de istemeyeceğiniz kadar bütün güce sahipsiniz, insanların canını yakıyorsunuz, bu kötü bir şey.”
Ve bana şöyle dedi:
İnsanları neden umursuyorsunki? Kendini ve aileni düşün yeter.” ve sonra şöyle dedim: “Tamam da asıl amaç ne?
Şöyle dedi!…
Asıl amaç dünyadaki herkese çip takmak RFID ÇİPİ yerleştirmek.Herkesin parası ve sahip oldukları herşey o çiplerde olacak ve eğer birileri bizi protesto ederse yada yaptıklarımızı eleştirir ise çiplerini kapatacağız.”







Robot Gibi Kontrol Edilebilen Fareler - Sadece Farelerin değil bütün canlıların beyinleri-zihinleri kontrol edilebiliyor(Video)

Robot Gibi Kontrol Edilebilen Fareler - Sadece Farelerin değil bütün canlıların beyinleri-zihinleri kontrol edilebiliyor






Ayrıntılı Bilgi İçin: http://elektromanyetiksavas.blogspot.com/

Bu ay öne çıkanlar