Reşit Rıza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Reşit Rıza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2013-07-10

Tipik bir ayak kayması örneği; Mehmet A. Ersoy


Mehmet Akif Ersoy şiirleri
Mehmet Akif Ersoy şiirleri

Mehmet Âkif Ersoy, 1873 senesinde İstanbul’da doğdu ve 1936 yılında vefat etmiştir. Mehmet Âkif çok büyük bir şair olmasına rağmen, maalesef bazı fikirleriyle Ehl-i Sünnet zaviyesinden dikkat çekmektedir. Hatta şiirlerinde, Allah u Teâlâ’ya karşı edep sınırlarını aşan satırlara rastlanmaktadır. İşte bu şiirlerinden bazı bölümler:

2011-12-13

Türkiye'deki İslamî hareketin ve dinî hizmetlerin içine CIA ve MOSSAD girmiştir. İndirilmiş İslam'ın yerine uydurulmuş bir İslam çıkartılmak isteniyor.

Türkiye'deki İslamî hareketin ve dinî hizmetlerin içine CIA ve MOSSAD girmiştir. İndirilmiş İslam'ın yerine uydurulmuş bir İslam çıkartılmak isteniyor.

TÜRKİYE'de, 1400 yıllık İslam tarihinde eşi görülmemiş dinî bir reform yapılmak isteniyor. İndirilmiş İslam'ın yerine uydurulmuş bir İslam çıkartılmak isteniyor.

Bu reformda masonların ve bazı masonsever ilahiyatçıların parmağı olduğuna dair hayli karine var.
Ehl-i Sünnet Müslümanlarını, Sünnî imamların (din önderlerinin) ve cumhur-i ulemanın yolundan çıkartıp birtakım sicilli sarıklı Masonların yoluna sokmak istiyorlar.

Cemalettin Afganî... Muhammed Abduh ve Reşid Rıza...
Üçü de mason, hem de azılı mason.
Onların mason olduğunu kim inkâr edebilir?
Onların masonluğunu dünya âlem biliyor.

Sömürgeciler, kapitalistler, global liberalizmin şövalyeleri, Siyonistler, Haçlılar Ehl-i Sünnet İslamlığından korkuyor, onun yerine evcil ve sulandırılmış bir İslam üretmek ve türetmek istiyorlar.
Bu yeni İslam'ın özellikleri ne olacak?

1. İslam dünyası ve bu arada Türkiye Müslümanlığı Protestanlaştırılacak. Muslümanlar bir yığın, birbirinden kopuk cemaate, kiliseye ayrılacak. Bunların bir kısmı birbiriyle çekişecek. Ümmet bölünecek, param parça edilecek.
2. Kur'anla, Sünnetle, icmâ-i ümmetle sâbit kesin bir farz olan cihad fi sebilillah kaldırılacak.
3. Türkiye Müslümanları sekülerleştirilecek, yani din ile hayat birbirinden ayrılacak.
4. Mezhepsiz, fıkıhsız ve Şeriatsız bir İslam oluşturulacak.
5. Batı medeniyetine, Avrupa Birliğine, Feminizm ideolojisine uymayan ayetler tarihselleştirilecek, hadîsler ayıklanacak.
6. Kur'anın yorumu ayağa düşürülecek, herkes dinini Allahın kitabından doğrudan doğruya öğrensin metoduyla din sahasında kaos ve anarşi doğurulacak.
7. Bir yandan reform yapılırken, öte yandan parçalanmış Ümmet içinde din sömürüsü körüklenecek, mücahidlikten müteahhitliğe transfer olan sahte İslamcıların dinî değerleri mıncıklayıp ayaklar altına almalarına yol açılacak.
8. Ehl-i Sünnet ve Cemaat İslamlığının değişmez evrensel değerleri, hükümleri, ilkeleri dinde yenileşme, dinde değişim, dinde çağdaşlaşma çığırıyla tağyir ve tahrif edilecek.
9. Hz. Peygambere (Salat ve selam olsun ona) sahih icazetlerle bağlı ve irtibatlı olan gerçek ulema ve fukahanının pabuçları dama atılacak; onların yerine Pakistanlı Fazlurrahman ve benzeri reformcular getirilecek.
10. Türkiye'de, Kemalizm ile İslam karışımı, vaktiyle Hindistan'da Ekber (Ekfer) Şah'ın yaptığı gibi yeni bir din türetilecek.

Maalesef İslamî kesimde birtakım arivistler, hizmet perdesi altında vahim tahribat yapıyor.
Din ticareti, din sömürüsü korkunç boyutlara ulaşmıştır.
Birtakım reformculara bol keseden çok yüklü (yüz binlerce dolar) resmî telif ve tercüme ücretleri ödenmektedir.

Ehl-i Sünneti yıkmak için yurt dışından külliyetli petrodolar gelmektedir.
Müslüman kesimin içinde sürüyle casus, ajan, provokatör, yönlendirici, istihbaratçı vardır.
Türkiye'deki İslamî hareketin ve dinî hizmetlerin içine CIA ve MOSSAD girmiştir.
Mübarek Ramazan ayında islamî cemaat ve tarikat lider ve hocaları bir araya gelmediler ama papazlarla, patriklerle, hahamlarla, pastörlerle pek samimî ve kardeşce iftar ziyafetleri tertiplendi.
İslamda reform hareketlerine paralel olarak:

* Vehhabilik faaliyetleri ve propagandası hız kazanmıştır.
* Alevî vatandaşlarımıza yönelik Şiîleştirme faaliyetleri rejimin hoşgörüsü ile yoğun şekilde devam etmektedir. Komşumuz İran'da en az yirmi milyon Sünnî Müslüman var ama başkent Tahran'da onların bir cami yaptırmalarına ve Cuma namazı kılmalarına izin verilmiyor. Buna karşılık bizde harıl harıl Şiî camileri inşa ediliyor.

Devlet Sünnîlerin camiine, imamına, namazına, hutbesine karışıyor ama Şiîlere karışan görüşen yok.
Türkiyede dominant kültür Sünnî kültürüdür. Türkiye'de yaşayan Sünnî çoğunluğun en az Şiîler kadar serbest ve hür olması gerekmez mi?

Kemalist rejim Sünnî Müslümanlıkta reform yapmak istiyor ama Şiî Müslümanlığa hiç karışmıyor.
Ortada negatif ve ayrımcılık yok mudur?
Müslüman kardeşlerimin dikkatlerini yukarıda arz ettiğim konulara çekmek istedim...

Mehmet Şevket Eygi
Gazeteci-Yazar

2011-04-26

İslam’ı Terörizm olarak göstermek isteyen bir ajandı O... Cemaleddin Afgani...

İslam’ı Terörizm olarak göstermek isteyen bir ajandı O... Cemaleddin Afgani...

İslam’da reformcuların öncüsü olarak Afgani, bir taraftan hadis, tefsir ve içtihad hükümlerini reddederken, diğer taraftan içtihadda ve tefsirde “anarşiyi” teklif etmektedir. Bunda da hayli mesafe kat ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Oryantalistlerin Afgani’ye sahip çıkmasında ve İslam toplumunun gerçek bir ideologu ve temsilcisi olarak görmesindeki ikinci ve belki daha mühim sebep ise, İslam Devlet ve cemiyetlerini Batı tecavüzü karşısında müdafaada kullandığı kışkırtıcı üslubudur.

Bu üslup sayesinde mağdur durumdaki halklar dünya kamuoyunda saldırgan, terörist, barışı bozan durumuna gelmiş, İslam ile terörizm özdeşleştirilir olmuştur. Bu kışkırtıcı üslup sayesinde hem sömürgeci ülkelere milletler arası hukuk açısından serbest hareket edebilecekleri bir zemin verilmiş hem de yerli halkın mağduriyetinin sebep olduğu dinamizmin, siyasi, iktisadi, içtimai(sosyal), fikri, medeni ve kültürel bakımdan takviyeye yönelmesi önlenmiştir.

(….)

Sağlığında her kesimden etkilediği belli bir çevre olmasına rağmen, öldükten sonra etkisi ve nüfuzu olduğundan çok fazla abartılmıştır. O’nu İslam tefekkürünün temsilcisi ve Müslümanların sesi olarak görmek isteyen oryantalistler, bu çarpıtmalarında belli bir dereceye kadar başarılı da olmuşlardır.

Dr. Alaeddin Yalçınkaya

CEMALEDDİN AFGANİ (SİYASİ HAYATI) Nikki Kedie, Bedir Yayınları, İstanbul, 1997

[Oryantalizm nedir?
Oryantalizm; Müslüman doğu medeniyetinin (din, edebiyat, dil ve kültürü içine alacak şekilde) bütün unsurlarını inceleyerek İslam dünyası hakkında batılıların sistematik bir bilgiye sahip olmalarını sağlayan, İslam ve Batı medeniyeti arasındaki mücadelede Batı uygarlığı lehine veriler elde etmeye çalışan bir akımdır. Oryantalizmin Arapça karşılığı “İstişrak”tır. İstişrak ile ilgilenen kişilere de Müsteşrik denilir.]

Cemaleddin Afgani, Muhammede Abduh, Reşit Rıza üçlüsünün kurduğu ve Mısır'dan, El Ezher'den bütün İslam coğrafyalarına yaydığı bu masonik fitneler hakkında bilgili ve uyanık olmak için aşağıdaki kaynaklara mutlaka başvurulmalıdır;


Kaynaklardan bir kaçı;

• Dini Modernizmin üç şovalyesi ve Türkiye’deki Takipçileri, Dr. Hasib es-Samarrai, Bedir Yayınları. 2010

• Mezhepsizler (Afgani, Abduh, Reşit Rıza) Dr. Hasib es-Samarrai, Bilge Yayınları, 1981

• Cemaleddin Afgani (Siyasi Hayatı), Nikki Keddie, Bedir Yayınları, 1997

• Ehl- i Sünnet'i Müdafaa ve Bid'atleri Tenkid , Bedir Yayınevi, 2005

• Din tahripçileri, Ahmed Davudoğlu, Bedir Yayınları, 1997

• El- Ahkamü's- Sultaniye / İslam'da Devlet ve Hilafet Hukuku, Bedir Yayınları, 1994

• İkinci Meşrutiyet ve II. Abdülhamid Hakkında, Bedir Yayınları, 1999

• Mezhepsizlik Bid'attır, Bedir Yayınları, 1995

• Muhammed Abduh, Reşid Rıza ve İctihad, Bedir Yayınları, 2008

• Cemaleddin Efgani Etrafında Makaleler, Dr. Muhammed Reşad, Bedir yayınları, 1996

• Cemaleddin Efgani'nin Gerçek Yüzü, Ali Nar/ Dr. Alaeddin yalçınkaya/ Dr. Muhammed Reşad / Yrd. Doç. Dr. İsa Yüceer/ Bedir Yayınları, 1997

• Cemaleddin Efgani, Dr. Alaeddin yalçınkaya, Sebil Yayınevi, 1995

• Sultan II.Abdülhamid Han' ın Notları, Dr. Alaeddin yalçınkaya, Sebil Yayınları 1996

• Sultan Abdülhamid'in Hatıra Defteri, İsmet Bozdağ, Truva yayınları, 2010

Bu ay öne çıkanlar