![]() |
| Kaşığın Tarihçesi |
Kaşık adının nereden geldiğine de bakmak lazım... Eski Türkçe’den günümüze “kaşuk” biçimiyle kullanıla gelmiş olan kaşık sözcüğü aslen “kaşı” ve/veya “kaşa” (oymak) kökünden türemiştir. Eski Yunancada da kaşık sözcüğü (mistron) yuvarlaştırılmış, içi çukurlaştırılmış ekmek anlamında kullanılmış olup sonraları metal kaşık için de kullanılmıştır.
Avrupa dillerinde de hep birbirine benzer isimlerle türemiştir kaşık... Fransızca “culillerê”, İspanyolca “cuchara”, İtalyanca “cucchiaio” sözcüklerinin Latince kökü olan “cocleare” yılan, yumurta yemeğe yarayan, bir ucu sivri ve sümüklü böcek kabuğuna benzeyen bir alettir.
Kelt dillerinde kaşığın kökü ise genellikle "yontma" kökünden türer. İngilizcede de “spoon” yontmak, çentmek ve “spade” (kürek) kökünden türemiştir.
Avrupa'da özellikle 16. Yüzyılda önemi artan kaşıkların Osmanlı tarihinde ayrı bir yeri vardır. Osmanlıların yemek takımı kavramları 19. yüzyılın başında henüz yeni yeni oturmaya başlamadan önce kişisel olarak kullanılan tek yemek yeme gereci kaşıktır. Kullanılan kaşıklar yemeğin çeşidine göre de değişiklik göstermektedir. Ayrıca bu kaşıkların yapıldığı malzemeler de servis edilen yemeğe göre farklılaşırdı. Örneğin pilav, muhallebi kaşıkları madenden yapılırdı.
