yürekler tutuşmadan denizler tutuşmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yürekler tutuşmadan denizler tutuşmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2011-12-11

Yürekler Tutuşmadan, Denizler Tutuşmaz!...

İstanbul'un Topkapı semtinde, sur dışında, eski Edirne yolu üzerinde, (Sultan III. Selim zamanı) yapıldığı sanılan bir cami var: Arakiyeci İbrahim Ağa Camii... (Takkeci Camii yahut İbrahim Çavuş Camii olarak da bilinir.)

Camiyi yaptıran Arakiyeci (keçeden takke yapan) İbrahim Ağa, eski İstanbul'un Topkapı'sında yaşayan bir garibandı. Kendisi ne kadar fakirse, gönlü o kadar zengindi. Ördüğü takkeleri, serpuşları çarşı pazar dolaşarak satar, karısıyla birlikte zar-zor geçinirdi. Zar-zor geçinirdi ya, yine de ebedî bir emeli, bir büyük hedefi vardı: Surların kıyısına bir cami yaptırmak istiyordu...
Hep bunu konuşuyor, bunun hayalini kuruyordu. Hangi parayla cami yaptıracağını soran ve büyük emelini alaya alan tanıdıklarına ise, şu cevabı veriyordu:
"İhtimaldir padişahım, belki derya (deniz) tutuşa!" (Denizin yanması
bile ihtimal dahilindedir.)
"Deniz tutuşur mu be, sen bu kafayla daha çok sürünürsün!"
Takkeci garibi çevresine aldırmıyor, çok çalışıyor, üçü beşe katıp biriktiriyor, umutsuzluğa düştüğü zamanlarda ise, "Nemrud ateşini gülistana çeviren Allah, isterse deryaları da tutuşturur" diye
söyleniyordu. (Tabii bu gerçeği idrak için, insanda, Takkeci İbrahim
sabrı lâzım.)

Bir kandil gecesi, bağlı bulunduğu tarikatın şeyhi, rüyasına girdi ve hemen Bağdat'a gitmesini emretti: "Derhal Bağdat'a git gel."
Yürekler Tutuşmadan, Denizler Tutuşmaz!... 
Sebebini düşünmek, akıl ve mantıkla bağlantısını bulmaya çalışmak, gönül erlerinin derdi değildir. Onlar ihlâs ile buyruğa koşarlar.

Bu ay öne çıkanlar