Ay'daki antik şehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ay'daki antik şehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2015-05-27

Süleyman aleyhisselam zamanında, insanlık bilim ve teknolojinin zirve noktasındaydı.

antik uzaylılar, Ay'da bulunan uzaylı mumyası, Ay'daki antik şehir, Geçmiş teknoloji devirleri, İnsanlık tarihi ne kadar, Süleyman aleyhisselam, süleyman hilmi tunahan, tarih,




Bilim adamlarından önce bir din adamı söylemişti.

Dünyamızın son mürşid-i kamili olan Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.), günümüzde elde edilen son bilgilerden sonra "Dünyada daha önce de yüksek teknoloji kullanan insanlar yaşadı." diyen saygın bilim adamlarından çok daha önce, çok açık ifadeler ile dünyamızda daha önce de teknoloji devri yaşandığını ve bu teknolojinin hep insanlığın zararına kullanılması nedeni ile bir anda kaldırıldığını ifade etmiştir. İşte o sözleri:

Süleyman aleyhisselam, üçyüzbin kişilik ordusunu Taif'den Filistin'e havadan bir günde nakletmiştir.

Ordusuyla bir çiftlik üzerinden geçerken, yerde çift süren fakir bir çiftçi o hali görünce,

"Allah'ım al-i Davud'a ne büyük saltanat verdin" demiş.

Bunu işiten Hazreti Süleyman hemen ordusuyla yanına inip,

2015-05-26

Ay'da üs kurmaya hazırlanıyorlar

ay, Ay'da su, Ay'da üs, Ay'daki antik şehir, Ay'daki gizli üsler, videolar,


Bazı uzmanlarca Dünya'nın henüz keşfedilmemiş bir kıtası olarak görülen Ay'da insanlı üs kurmak için projeler geliştiriliyor. İlk aşamada robotlar gönderilecek. Ardından insanlı üs kurulacak.



Ay, şimdilik çok tenha. Ancak araştırmacılar burada kurulacak bir insanlı üs için çalışıyor. Üs, başka gezegenlere yapılacak yolculukların ara istasyonu olacak. Bunun temelleri daha şimdiden laboratuarlarda atılıyor.

Gezegen jeologu Ralf Jaumann, yıllardır Ay'dan alınan bir numune üzerinde çalışıyor. Numune, Ay yüzeyinin kimyasal yapısı ve kaynakları hakkında kapsamlı veri içeriyor.

Alman Hava ve Uzaycılık Merkezi Prof. Ralf Jaumann, "Prensip olarak Ay'da üs kurmak için her şey mevcut. Ama işin bazı zorlukları var. Büyük olasılıkla ilk aşamalarda – ki, bu biraz zaman alabilir -, kendine yetecek istasyonu kuruncaya kadar gereken malzemeyi Dünya'dan Ay'a taşımak gerekecek" şeklinde konuşuyor.

2015-05-08

Ay'daki ilk Rus üssü 2030'dan itibaren faaliyete geçecek

ay, Ay'da bulunan uzaylı mumyası, Ay'da üs, Ay'daki antik şehir, Ay'daki gizli üsler, Ay'daki madenler, rusya, Space Explorer, Uzayda hayat var mı?, Uzaydaki madenler,



Rusya 2030 yılında Ay’ı sömürmeye başlayacak. İzvestiya gazetesi Roskosmos ve çeşitli bilimsel kurumların hazırladığı Rusya Ay Proğramı Konsepti’ne ulaştı. Bu konseptin amacı Dünya’nın uydusunda yararlı minareller bulma olasılığına karşı yüzyılın ortalarına doğru Ay’da ve onun zemininde insanlı bir üs oluşturmak geliyor.


Ay’ın özünde alüminyum, demir, titanyum ve diğer unsurların bulunduğu biliniyor. Belgeye göre, jeolojik çalışmalar sonrasında onun üretimi, işlemesi ve dünyaya sevkiyatı için teknik ve ekonomik fizibilite çalışması yapılacak. Bununla beraber Ay’a özel yatırımcıların çekilmesi olanağı üzerinde de duruluyor.

Konsepti hazırlayanlar 2040 yılına kadar olan Ay’ın gelişimine yönelik çalışmaları üç etaba ayırıyorlar. 2016-2025 yılları arasında gezegenlerarası otomatik istasyonların gönderilmesi planlanıyor. 2028-2030 yıllarında Ay yörü


ngesine onun yüzeyine iniş olmadan insan seferlerinin gerçekleştirilmesi düşünülüyor. 2030-2040 yılları arasında ise astronotlar tarafından Ay’ın düzenli depolama potansiyel alanının ziyaret seferlerine başlanması planlanıyor. Sadece birinci etap tasarısının gerçekleştirilmesinin ücretinin yaklaşık 28.5 milyar ruble olacağı tahmin ediliyor (Rusya'nın Sesi)





Uzay ve dünya dışı yaşam konularında birbirinden dikkat çekici yayınlar www.SpaceExplorer.TV sitemizde

Ay'daki mumyalanmış uzaylı kadın cesedi ve terk edilmiş şehir

Ay'da bulunan uzaylı mumyası, Ay'daki antik şehir, Ay'daki gizli üsler, Ay'daki kadın cesedi, Ay'daki kadın mumyası, Uzayda hayat var mı?, uzaylı, uzaylı mumyası, uzaylılar, videolar,




NASA, Apollo 17 görevi ile Ay uçuşlarını resmen sonlandırdı. Yapacağını ilan ettiği Apollo 18Apollo 19 ve Apollo 20 uçuşlarını ise ödenek kesintisi nedeni ile iptal ettiğini duyurdu. Oysa konuya vakıf olan pek çok uzman NASA'nın Apollo uçuşları sırasında, özellikle de Apollo 17 görevinde dünya dışı yaşama dair çok kesin kanıtlara ve gerçeklere ulaştığını ve bunları gizlice devam ettirmek için ödenek kesintisi bahanesi ile uçuşları durduruğunu ilan ettiğini söylediler. 

Geçtiğimiz yıllarda, gizlice gerçekleştirilen Apollo 18 görevinde NASA astronotlarının çektiği yaklaşık seksen saatlik görüntüler internette yayınlandı ve muhtemelen bunları sızdıran taraf olan Ruslar, Apollo 18 ismi ile bir de film çektiler. 

Bu filmde dünyanın bilmediği bir gerçeği de ilan ettiler. Ay'a ilk ayak basanlar Ruslardı. Ruslar gizlice gerçekleştirdikleri bir uçuşla Ay'a gittiler ve başarılı şekilde indiler. Ama geri dönüş yapamadılar ve bunu dünyaya ilan edemediler. Lakin Ruslar da Ay'da dünya dışı canlıların ve araçların olduğunu net olarak gördüler ve bir daha Ay'a gitmediler. Bunun yerine Lunakhod adını verdikleri, şimdilerde NASA'nın Mars'a gönderdiği robotlara benzer robotlar göndermeyi tercih ettiler ve elbette bunu da gizlediler. 

Bu yüzden, Ay'da bizden çok çok daha ileri teknolojiye sahip başkalarının bulunmasından olsa gerek yaklaşık kırk yıldır NASA da resmen bir daha Ay'a gitmedi. Bu videoda izleyeceğiniz görüntüler, resmi tarihe göre iptal edilmiş ama gerçekte ise yapılmış ve tamamlanmış Ay görevlerinde çekilmiş görüntülerdir ve bulunan antik Ay şehri kadar uzaylı kadın cesedi de çok ilginçtir. Bulunan mumyalanmış uzaylı kadın cesedi tıpkı bizim dünyamızdaki Asyalı bir kadın özelliklerindedir. (Mehmet Fahri Sertkaya )





Uzay ve dünya dışı yaşam konularında birbirinden dikkat çekici yayınlar www.SpaceExplorer.TV sitemizde

ABD'nin Ay'ı atom bombaları ile bombalamak istemesinin gerçek sebebi neydi?

abd, ay, Ay'daki antik şehir, Ay'daki kadın mumyası, Gizli uzaylı üsleri, Mehmet Fahri Sertkaya, nasa, nükleer silahlar, rusya, Sovyet uzay araştırmaları, soğuk savaş dönemi,




Ne kadar çabuk inanıyoruz...

"Sovyetler Birliği Sputnik adı verilen ve bir basketbol topu büyüklüğünde olan, dünyanın ilk yapay uydusunu uzaya çıkartmayı başarınca, ABD de buna karşılık Sovyetler'e gövde gösterisi yapmak için Ay'a nükleer füze gönderip yok etmeye çalıştı."

Cümle ve iddia aynen böyle... 

Sovyetler uzaya uydu fırlatmış ama resmi tarihe göre daha hiç kimse Ay'a gitmemiş ya da Ay yakinen incelenememiş, mahiyeti-yapısı anlaşılamamış ama nükleer füze gönderilip Ay üzerinde bir yerler ya da tamamen Ay imha edilmek isteniyor, öyle mi? Gövde gösterisi yapılacak ise "Sen top kadar bir uyduyu uzaya göndermiş olabilirsin. Ama biz de Ay'a gideriz, bak gör" dersin ve hiç beklemeden Ay'a gider gelirsin...

Aslında mevzu öyle değil... Yaygın kanaatin aksine, ilk UFO kazası 1947'de yaşanmadı. Daha bin dokuz yüzlü yıllara girilmeden kaza yapıp düşen ve enkazda dünya dışı insanlar bulunan UFO'lar oldu. 1947'ye kadar başka oldu mu bilmiyoruz ama nihayet FBI'ın da resmi itirafı ile artık biliyoruz ki 1947'de de bir kaza oldu. Ve bu kazada sadece ölü uzaylılar değil, diri uzaylılar da ele geçirildi. Ve bunlardan hem uzayın sırlarına dair hem de Ay'a dair çok şeyler öğrenildi daha 1947'de... İşte ondan sonra Ay'ın yapay olduğu, içinin boş olduğu, Ay'ın binlerce senedir dünya dışı başka insan ırkları tarafından kullanıldığı ve daha da fazlası öğrenildi. Yani ABD Ay'a ve Mars'a gitmeden önce Ay ve Mars hakkında ve daha pek çok gezegen hakkında, dünya kamuoyu ile paylaşsa büyük sarsıntılara sebep olacak bilgilere sahip oldu. 

2015-04-17

120 milyon yıllık harita

120 milyon yıllık harita, Adem aleyhisselamdan öncesi, antik uzaylılar, Ay'daki antik şehir, Ay'daki kadın mumyası, piri reis, Piri Reis'in dünya haritası, ufo, UFO'lar gerçek mi?,


Bashkir'li bilim adamlarının gerçekleştirdiği keşif, insanın tarihiyle ilgili geleneksel yapıya karşıt bir sonuç ortaya çıkarıyor: Ural bölgesinin kabartma (rölyef) haritasını içeren 120 milyon yıllık taş plakalar... 

İmkansız gibi görünüyor. 


Bashkir State Universitesinin bilim adamları ileri derecede gelişmiş ve çok eski bir uygarlığa ait kesin kanıtlara ulaştılar. Konu 1999 yılında bulunan muazzam levha; bölgenin resmi, levha üzerine bilinmeyen bir teknoloji tarafından tam olarak yapılmış. Bu gerçek..

Bölgeleri nasıl tanıdık?

İlk başta, haritanın çok eski olabileceğini düşünmedik. Büyük şans olarak, Bashkira'nın rölyefi milyonlarca yıldır fazla bir değişikliğe uğramamıştı. Ufa zirvesini tanıyabildik. Ufa kanyonu kanıtlarımızda en önemli nokta oldu. Çünkü jeolojik olarak araştırmalarımız sonucunda bu plakanın çok eski bir harita olduğunu ortaya koydu. Çünkü kanyondaki yerinden çıkarıldıktan sonra, doğudan buraya taşınmıştı. Bir grup haritacılık, fizik, matematik, jeoloji, kimya ve eski Çin dilleri konusunda uzman Rus ve Çinli araştırmacı, plakanın Ural Bölgesinin haritasını içerdiğini, Belya, Ufimka ve Sutolka nehirlerini de kapsadığını buldular. Alexandr Chuvyrov gazetecilere taşı gösterdi. "Ufa kanyonu görünüyor -- Yer kabuğundaki bu kırık, Ufa şehri ile Sterlitimak şehri arasında uzanıyor. Tam orda Urshak nehri eski kanyon boyunca uzanıyor. " diyor. 

Harita 1: 1.1km ölçeğinde yapılmış.

Plakanın jeolojik yapısı belirlenmiş durumda. 3 katmandan oluşuyor. Taban 14 santimetre kalınlığında en sağlam dolomiteden(1) (beyaz mermer), ikinci katman ise en ilginç olanı, diopside(2) camından yapılmıştı. Modern bilim tarafından bilinmeyen bir teknoloji! Aslında harita bu katman üzerine çizilmiş. Üçüncü katman ise 2 milimetre kalınlığında kalsiyum porselenden yapılmış ve haritayı dış etkilerden korumakta.

"Bu fark edilmeli" diyor profesör "Rölyef eski çağ taş oymacıları tarafından yapılmamış. Bu imkansız... Bir makine ile yapılmış olduğu apaçık ortada."şeklinde ekliyor. Ve X-ışın fotoğrafları plakanın yapay orjinli olduğunu ve belli aletlerle yapılmış olabileceğini ortaya koymuş.

Bilim adamları ilk incelediklerinde, bu eski haritanın, eski Çin zamanında yapılmış olabileceğini varsaydılar, çünkü üzerindeki yazılar düşey olarak yazılmıştı. İyi biliniyor ki, 3.cü yüzyıl öncesinde kullanılan eski Çin dilinde düşey literatür kullanılmıştı. Bunun üzerine, Chuvyrov varsayımı araştırmak için Çin İmparatorluk kütüphanesini ziyaret etti. Kütüphanenin verdiği 40 dakikalık izin sırasında, birkaç nadide bulunan eseri inceledi, fakat hiçbiri plakadaki literatürü içermiyordu. Daha sonra Hunan üniversitesindeki meslektaşlarını ziyaret etti. Beraber yaptıkları çalışma sonucunda, porselen kaplı plakaların Çin'de hiçbir zaman kullanılmadığına karar verdiler. Yazıları çözmek için harcanan tüm çaba sonuçsuz kalmıştı. Yazılar hieroglyphic-syllabic (hiyeroglif-hece) literatürünün dışında kalıyordu. Buna rağmen Chuvyrov, bir tek şifrenin manasını çözmüştü: Bugünkü Ufa kentinin bulunduğu enlemin karşılığı.

Plaka üzerinde yapılan araştırmalar daha çok sırrı ortaya çıkardı. Harita da, dev bir sulama sistemi görülebiliyordu: nehirlere eklenmiş, 2 adet 500 metre genişliğinde kanal sistemi, her biri, 300-500 metre genişliğinde, yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda ve 3 kilometre derinliğinde 12 adet baraj bulunuyordu. Barajlar suyun her iki tarafa dönmesinde yardımcı oluyor ve inşaatları sırasında 1 katrilyon metreküp toprak taşınmış olmalıydı. Mukayese edilecek olursa, Volga-Don kanal sistemi sanki bugünün rölyefine çizilmiş. Bir fizikçi, Alexandr Chuvyrov-a göre, insanoğlu haritadaki yapının ancak ufak bir kısmını yapabilir. Haritaya göre, başlangıçtan beri, Belaya nehri yapay bir nehir yatağında akıyordu.

Plakanın tam yaşını hesaplamak oldukça zor. 

İlk olarak, radyokarbon analizleri yapıldı, ardından plakanın katmanları uranyum kronometer ile incelendi. Araştırmalar farklı sonuçlar verdi ve plakanın yaşı tam olarak netlik kazanamadı. Plakanın incelenmesi sırasında, yüzeyinde iki deniz kabuğu bulundu. Biri, Naciopsinamunitus of Gyrodeidae ailesindendi ve yaklaşık 500 milyon yıllıktı, diğeri ise Ecculiomphalus princeps of Ecculiomphalus alt ailesindendi ve yaklaşık 120 milyon yıllıktı. Yani yaş olarak "işleyen versiyon" kabul edildi. "Harita muhtemelen Dünyanın manyetik kutbu bu günün Franz Josef topraklarındayken, tam olarak 120 milyon yıl önce yapılmış olmalı " diyor Profesör Chuvyrov ve ekliyor "Harita geleneksel insan anlayışının ötesinde ve kullanabilmek için uzun bir zamana ihtiyacımız var. Kendi mucizemizi kullanabiliriz. İlk başlarda, taşın 3000 yıllık olabileceğini düşündük. Buna rağmen yaşı yavaş yavaş büyüdü , ta ki biz deniz kabuklarının taşın üzerinde bazı şeyleri işaretlediğini anlayana dek. Kim harita yapıldığında kabukların canlı olduğunu dair garanti verebilir? Haritanın yapımcısı muhtemelen taşlaşmış halde bulmuş olabilir." 

Bashkirde bulunana materyaller , Visconsin-Amerika'daki Tarihi haritacılık araştırma merkezinde incelendi ve Amerikalılar şaşkına döndü. Uzlaştıkları nokta bu haritanın sadece tek bir yolla yapılabileceği şeklindeydi, denizcilik için yapılmış olan bir harita ancak uzay seferleri sayesinde yapılabilmiş. Zaten, şu an Amerika'da Dünya'nın üç boyutlu haritasının yapımı ile uğraşılmakta. Bununla beraber, Amerikalılar Dünya haritasını 2010 yılında bitirmeyi planlıyorlar. Asıl sorun, böyle bir üç boyutlu haritanın yapılabilmesi için, zorunlu olarak çok fazla şekil üzerinde çalışmak gerekiyor. Chuvyrov-a "Örneğin , bir dağın haritasını yapmak istesek?" şeklinde bir soru yöneltildiğinde, "Bu gibi haritaları yapmak için teknoloji süper-güçlü bilgisayarlara ve uzay mekiği ile yapılacak bir sefere ihtiyaç duyuyor."diyor. "Peki bu haritayı kim yaptı?" şeklindeki soruya ise, temkinli bir şekilde "UFO'lar ve dünya dışılar hakkında konuşmayı sevmiyorum. İzin verin haritanın yapımcısını basitçe, The Creator diyelim" diyor. 

Görünen o ki, her kim ve ne zaman yaptıysa sadece hava yolu kullanıyormuş : Haritada hiç yol yok. Veya muhtemelen su yollarını kullanıyorlardı. Ve düşünecek olursak, bu eski haritayı yapanlar bu bölgede yaşamıyorlardı. Sadece sulama amaçlı yapılmış bir toprak parçası. En olası fikir bu görünüyor. 

Harita üzerindeki son araştırmalar yeni sansasyonları beraberinde getiriyor. Artık bilim adamları, haritanın sadece büyük bir Dünya haritasının parçası olduğundan eminler. Bazı hipotezlere göre, toplam 348 parçadan oluşuyordu. Diğer parçalarda yakın yerlerde olmalı. Chandar'ın dış mahallerinde, bilim adamları 400'den fazla örnek aldılar ve geri kalan haritanın bulunabileceği yer Sokolinaya Dağı geçidi olarak ortaya çıktı. Buna rağmen buzul çağı sırasında parçalara ayrılmıştı. Fakat eğer bilim adamları "Mozaik"leri birleştirmeyi başarabilirse, harita 340m x 340m boyutlarında olacak. Materyaller toplandıktan sonra, Chuvyrov aynı bölgede bir araştırma yaptı ve 4 parça incelenebildi. Bir tanesi Chandar'daki bir evin altında, diğeri tüccar Khasanov'un evinin altında, üçüncüsü, bir köy banyosunun altında, dördüncüsü ise bir demiryolu köprüsünün altında.

Bu arada, Bashkir bilim adamları buluşları ile ilgili bilgileri dünyadaki farklı bilimsel merkezlere yollamaya devam ediyorlar; bazı uluslararası konferanslarda mevzu hakkında raporlar sunuyorlar: GÜNEY URALDAKİ BİLİNMEYEN BİR UYGARLIĞA AİT SİVİL MÜHENDİSLİK ÇALIŞMASI...








Bu ay öne çıkanlar