2015-05-26

Daha az uyumaya yardımcı olacak Thatcher geni tespit edildi

DNA, Genetik bilimi, Space Explorer, Thatcher geni, Uyku,



Eski İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher, günde 4 saat uykunun kendisine yeterli gelmesiyle biliniyordu.

The Telegraph gazetesi, bilim adamlarının Demir Lady’nin bu özelliğinin nedenini bulduğunu bildirdi. Bilim adamları, “Thatcher geni” olarak adlandırdıkları geni tespit etti.

Philadelphia Uygulamalı Genomi Merkezi’nden uzmanlar, “p.Tyr362His” gene sahip insanlara normal uyku için 5 saatten daha azının yeterli olduğunu ifade ediyor.

Bilim adamları, uyku süresini etkileyen bu geni bulmak için 100 çift ikiz arasında araştırma gerçekleştirdi. Deney, bu gene sahip olan kişilerin diğerlere göre daha az uyuduğunu gösterdi. Ayrıca bu tür insanların, uykusuz geçirdikleri 38 saatin ardından zihinsel ödevleri daha iyi yaptığı ortaya çıktı.





Uzay ve dünya dışı yaşam konularında birbirinden dikkat çekici yayınlar www.SpaceExplorer.TV sitemizde

Çin, Amerikan uydularını imha edebilecek teknolojiler geliştiriyor.

abd, casusu uydu, Katil uydu, Kinetik önleme uydusu, Meteoroloji uyduları, rusya, Uydu imha eden silahlar, uzay savaşları, Uzaydaki lazer silahları, çin,



Çin, uydu karşıtı silahını aktif olarak deniyor, fakat atılımdan söz etmek, doğru olmaz. Muhtemel düşmanın uydularını, jeostasyoner yörünge dışında, yere düşürmek yeteneğide.


Rusya bilim adamları, ABD Askeri Hava Kuvvetleri eski analizcisi Brian Weeden’in yaptığı yorumlarını işte bu şekilde yorumladı. Analizci, mayıs 2013’te Çin’in füze fırlatarak, uzay aygıtlarının yok edilmesini hedefleyen yeni silah denemesi gerçekleştirdiğini sanıyor.

Amerikalı uzman, çok sayıda yapılan uzay resmi temelinde Çin’in deneyimini inceledikten sonra, yörüngeye kinetik önleme uydusunun çıkarıldığı sonucuna vardı. Kinetik uydu, mermi patlatmaksızın darbe kuvveti sayesinde hedefin yokedilmesini öngörüyor. Bu gerçekten de böyleyse, Çin uydu karşıtı silahın geliştirilmesinde ciddi atılım elde etmiştir. Rusya Bilimler Akademisi ABD ve Kanada Enstitüsü müdür yardımcısı Pavel ZolotarövBrian Weeden ile polemik yapıyor.

"Çinlilerin atılım yaptıklarını sanmam. Daha doğrusu, onlar bundan 20-30 yıl önce Sovyetler Birliğinde mevcut olan teknik çözümleri tekrarlamış oldu. Kinetik prensipli uydu karşıtı silah çok basit şekilde meydana getiriliyor. İlkel şekilde anlatmak gerekirse, kurşun saçmasının yörüngeye çıkarılması ve toz haline sokulması yeterli olur. Sözü edilen kurşun parçacıkları er veya geç rakibin uzay aracıyla karşılaşacak ve onu devre dışı edecek. Rakibin uzay aracını yıkmak en efektif varyantlardan sayılmaz. En etkili yöntem ise radyoelektronik bastırma."

Sanal rakibin uydularını lazerlerle etkisiz hale getiren veya uzay aracını kör yapan mikro cihazları Çin’in meydana getirmesi pek muhtemeldir. Rusya sosyo-politik araştırmalar merkezi müdürü Vladimir Yevseev anlatıyor.

"Çin’in, uyduları teknik açıdan direkt yok etmekten başka, onları kör etmek gibi değişik olanakları arttırdığını söylersek bence daha doğru olur. Örneğin, olası rakibin aygıtına mikro-cihazların ulaştırılması yoluyla. Herhalde tüm bunlar, daha gerçekçidir. Öyle görülüyor ki, Çin uzayda mücadele yapılması olanağına aktif şekilde hazırlanıyor."

Casus Microsoft Rusya'dan kovuluyor.

abd, Büyük birader, Echelon, Edward Snowden, İsrail, Masonluk, Microsoft, nsa, rusya, Siber Casusluk, Space Explorer, çin, Şangay Birliği,



Eski NSA ajanı Edward Snowden tarafından yazılım devi Microsoft‘un da dahil tüm ABD teknoloji şirketlerinin NSA ile işbirliği yaptığını ve kullanıcıların tüm verilerini NSA‘ya teslim ettiği iddia edildi. Bu olayın ortaya çıkmasından sonra Rusya Cumhurbaşkanı Putin, “ABD’li dostlarımız zaten her şeyi dinliyor, biliyor,” şeklinde yaptığı açıklamaları ile NSA tarafından yürütülen casusluk girişimlerini önemsemediğini vurguladı.

Zaten son on beş senedir teknolojide Batı ve İsrail nüfuzundan çıkmak isteyen bir çok devlet gibi Rusya da alternatif işletim sistemleri üzerinde çalışıyordu. Alman ordusu yıllar önce casuslukla suçladığı Microsoft'un hiçbir ürününü kullanmama kararını kamuoyuna açıklamıştı. Rusya da bu alternatif işletim sistemleri ve yazılımlar konusunda iyi mesafe almışken, Ukrayna sebebi ile ABD ve AB Rusya'ya ekonomik yaptırımlar uygularken, Putin hem casusluktan korunmak, hem hazırlanan milli projelere fırsat vermek hem de ABD ve AB'nin ekonomik yaptırımlarına ciddi karşılık vermek adına tam zamanında tuşa basmış oldu. Ve artık Rusya'dan Microsoft'un kovulma vakti geldi. Hiç şüphesiz bunu diğer Şangay Birliği ülkeleri de bir süre sonra yapacaklardır. 


Edward Snowden’e ülkesinde yaşama izni de veren Rusya, Snowden tarafından verilen bilgileri de meydana sürerek, ülkede bulunan bütün kamu kurumlarını, bütün departmanlarıyla birlikte yazılım devine ait ürünlerden arındırmak için çalışmalara başladı. Amerikan rüyası bir derin darbe daha aldı ve öyle gözüküyor ki yıkıma götüren daha derin darbeler art arda gelecek.







Uzay ve dünya dışı yaşam konularında birbirinden dikkat çekici yayınlar www.SpaceExplorer.TV sitemizde

Batılı astronomlara yön veren büyük gök bilimci: Abdurrahman es-Sufi

Astronomi, Batılı astronomlar, İran, Müslüman astronomlar, müslüman bilim adamları, Müslüman gök bilimciler,



ABDURRAHMAN es-SÛFÎ

عبد الرحمن الصوفي

Ebü’l-Hüseyn Abdurrahmân b. Ömer b. Muhammed b. Sehl es-Sûfî (ö. 376/986)

X. yüzyıl İslâm dünyasının tanınmış astronomi bilgini.

291’de (Miladi 903) Rey’de doğdu. Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Büveyhî hânedanından Adudüddevle’nin hocası ve dostu olduğu, bu hânedanın diğer mensuplarıyla da yakın ilişki kurduğu bilinmektedir. 975’te Adudüddevle’nin oğlu Şerefüddevle’nin Bağdat’ı ele geçirmesinden sonra büyük bir ilim merkezi haline gelen bu şehirde çağdaşları Ebû Sehl el-Kûhî, Sâganî el-Usturlâbî, Ebû İshak İbrâhim b. Hilâl, Ebû Hasan el-Mağribî, İbnü’l-A‘lem ve Ebü’l-Vefâ gibi âlimlerle birlikte çalışmış ve gözlemlerde bulunmuştur. 

Abdurrahman es-Sûfî, Ali b. Îsâ el-Harrânî, Ebû Hanîfe ed-Dîneverî, Bettânî gibi âlimlerin yaptığı çalışma ve gözlemleri tamamlamak, düzeltmek ve kendi gözlemlerini de ilâve etmek suretiyle astronomide yeni bir dönem başlatmıştır. Bazı araştırıcılara göre o, modern çağa tesir eden üç büyük astronomi âliminden biridir. Batı literatüründe adı, farklı telaffuzun bir sonucu olarak Azophi, İlbermosofim, Jeber Mosphim, Abuhassin gibi çeşitli şekillerde kaydedilmektedir.

Batlamyus’tan sonra sabit yıldızların incelenmesi ve bunların kozmografik katalogunun hazırlanmasında önemli rolü olan Abdurrahman es-Sûfî, ilim âleminde daha çok bu alandaki başarılarıyla tanınmaktadır. Kitâbü Suveri’l-kevâkibi’s-sâbite adlı eserinde Batlamyus’un Almagest’te ele aldığı kırk sekiz yıldız takımındaki yıldızları incelemiştir. Önce her yıldız takımındaki bütün yıldızları tanıtmış, bunların gökyüzündeki konumları, büyüklükleri (parlaklıkları) ve renkleriyle ilgili görüşlerini ortaya koyduktan sonra Almagest’te geçen yıldız isimlerinin Arapça karşılıklarını vererek İslâm astronomi ilminin terminolojisini meydana getirmiştir. Bu terimler daha sonraki İslâm ve Batı astronomları tarafından kullanıldığı gibi, bunlardan doksan dördü modern astronomi literatürüne de girmiştir.

Abdurrahman es-Sûfî’nin gök cisimlerinin uzaklığını ölçmek için kullandığı rumh = 14˚ = Andromedae ve Pegasi’nin uzaklığı; zirâ‘ = 1/6 rumh = Z˚ 20‘; şibr = 1/3 zirâ‘; esba‘ = 1/32 zirâ‘ gibi birimler, uzaklıkların belirlenmesinde çok sağlıklı bir şekilde kullanılmıştır.

Abdurrahman es-Sûfî, her yıldız takımının bir defa gökyüzünde görüldüğü, bir defa da gök küresinde görüleceği tarzda resmini çizmiş, daha sonra her yıldızın boylam, enlem, büyüklük ve rengini vererek yıldız kümelerine göre bir cetvel (katalog) meydana getirmiştir. Bu yıldız cetvelinin başlangıcı, İskender takviminin 1276 yılının ilk günüdür (20 Ramazan 353/30 Eylül 964). Boylamları, Batlamyus’un bulduğu boylamlara 66 yıl için 1 derece olmak üzere, toplam 42 derece 41 dakikalık bir sabit miktar ekleyerek bulmuştur. Halbuki Halife Me’mûn zamanında “zîcü’l-mümtehân”ın hazırlanmasında kullanılan Batlamyus’un cetveli, Menelaos’un verdiği değerlere 100 yıl için 1 derece eklenerek düzenlenmişti. Batlamyus’la başlayan kozmografik haritalar hazırlama geleneğinin Abdurrahman es-Sûfî’den geçerek çağımıza kadar ulaştığı kabul edilmektedir.

Bu ay öne çıkanlar