2012-05-09

Çok büyük oyunlar kuruyorlar; yeni bir din türetilmek isteniyor... Dinler arası diyalog tuzaklarına karşı dikkat!

Çok büyük oyunlar kuruyorlar; yeni bir din türetilmek isteniyor... Dinler arası diyalog tuzaklarına karşı dikkat!
Çok büyük oyunlar kuruyorlar; yeni bir din türetilmek isteniyor... Dinler arası diyalog tuzaklarına karşı dikkat!
Vaktiyle Hindistan'da Ekber Şah ismindeki sultan İslam'ı, Mecusiliği ve Hıristiyanlığı karıştırarak yeni bir din çıkartmıştı. Bu dine "Din-i İlahî" adını vermiş, "İbadet-hâne" denilen tapınaklar kurmuş, İslam selamını kaldırmış, onun yerine "Allahu Ekber" denilmesini emr etmiş, bunlara benzer temel değişiklikler ve yenilikler yapmıştı. .

Bugün Türkiye'de buna benzer bir hareket başlatılmıştır.

Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam bir kazanda kaynatılarak yeni bir din türetilmek isteniyor.

Bu dinin bazı özellikleri ve temel inançları şunlardır:

1. Kelime-i Tevhid'in ilk kısmını söylemek, gerektiğinde ikinci kısmını (Yahudileri ve Hıristiyanları üzmemek için) söylememek.

2. Kur'andaki "Allah katında (hak ve geçerli) din İslam'dır" temel inancını kaldırıp, onun yerine "Üç hak ibrahimî din vardır. Bunların üçünün mensupları da ehl-i necat ve ehl-i Cennet'tir" inancını getirmek.

3. Kur'anın Yahudileri İslam'a çağırmadığını kabul etmek.

4. Yine Kur'anın Hıristiyanları İslam'a çağırmadığına inanmak.

5. İslam kadınlarının Yahudi ve Hıristiyan erkeklerle evlenmesini meşru görmek.

6. Muharref Tevrat ve İncil'i dinî referans olarak kabul etmek.

7. İslam'ın camilerini, kilise ve sinagoglara benzetmek için sıralar, tabureler, sandalyalarla doldurmak.

8. Yahudi ve Hıristiyan din adamlarıyla toplantılar tertip etmek, ezanlar okunurken çanlar çalarken, müşterek âyinler yapmak.

9. Yahudi, Katolik, Süryanî, Gregoryen, çeşit çeşit Protestan temsilcilerle; patrikler, papazlar, monsenyörler, pastörler ile birlikte mübarek Ramazan aylarında beş yıldızlı içkili otellerde iftar ziyafetlerinde buluşmak.

10. İslam'ın tek hak din olduğu inancını kaldırıp, onun yerine üç İbrahimî hak din vardır inancını ikame etmek.

11. Yahudilerin ve Hıristiyanların, Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselamın son Peygamber olduğunu inkar etmelerine önem vermemek.

12. Tevhid ile Teslis inancını, âmentü bakımından bir görmek.

13. Yahudi ve Hıristiyanların ellerindeki kutsal metinleri muteber kabul etmek.

14. Onların şeriatlarının nesh edilmiş olduğunu kabul etmeyip, yürürlükte ve muteber olduğuna inanmak.

15. Yahudi ve Hıristiyanları dost ve veli kabul etmek. Bu ise, açık ve muhkem Kur'an ayetlerine aykırıdır.

Bilindiği gibi 1925'ten bu yana İslam'ın tasavvuf tarikatları yasak ve kapalıdır. Yukarıda bahs ettiğim yeni dininin müzikli âyinleri ise serbestçe yapılabilmektedir.

Ankara Diyanet'inin bu yeni dine cephe alması ve Müslümanları bu konuda uyarması gerekirken maalesef bu yapılmamaktadır. Mardin'in tarihî Kasımiye medresesinde yapılan papazlarla karışık ayin ve törenlere Diyanet, büyük bir il müftüsünü göndererek katılmıştır.

Nâçizane talebim:

Bir Ehl-i Sünnet ve cemaat Müslümanı olarak, ülkemizdeki bütün sünnî cemaat, tarikat, grup, hizip, fırka ve toplulukların bir araya gelerek bir ulema meclisi kurmalarını, türetilmek istenen yeni dinin incelenmesini ve bu konuda halkın uyarılmasını candan temenni etmekteyim.
Mehmet Şevket Eygi
09/05/2012

2012-05-01

Cinsi Münasebetten Önce neler yapılmalıdır?

Cinsi Münasebetten Önce neler yapılmalıdır?
Cinsi Münasebetten Önce neler yapılmalıdır?


Cinsı münasebetten önce sevişmek müstehaptır. Cabir bin Abdullah'ın rivayet ettiği bir hadiste Peygamberimiz, sevişmeden önce cinsı ilişkide bulunmayı men etmektedir.
Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
"Sizler hayvan gibi cima etmeyin. Daha önce sohbet edin, oynaşın ve öpüşün."
Öpme, çekiciliğin ilk ifadelerinden biridir. Öpme çeşitli ve çok kuvvetli his ve heyecanlar doğurur. Kalbin ve bütün vücu­dun bütün hislerini uyandırır. Öpme anında tansiyon yükselir ve nabız hızlanır. Vücuttan vücuda elektrik akımı olur; bu akım diller birbirine değince daha da fazlalaşır. Hatta kadın erkeğin veya erkek kadının dudağına eliyle bile dokunsa, cinsı uzuv­larına kan hücum eder. Dokunma duygusu kadınlarda daha kuvvetlidir. Çünkü onun vücudu geniş bir heyecan sahasıdır. Öpüşme anında dişlerin de önemi vardır. Dişlerin hafifçe fakat acıtmayan temasından çok şiddetli heyecan duyulur.
Kadınlar erkeklere göre çok daha geç tatmin olurlar. Cinsı münasebetten önceki okşama ve öpme hareketlerini mümkün oldukça uzatmalıdır. Bunu bilmeyen erkeklerin hanımları ko­calarından hoşnut olamazlar. O bakımdan erkekler acele değil sabırla hareket etmelidirler. Kadını hassas bir hale getirinceye kadar kendini frenlemeli, onun cinsı temasa iyice hazır hale gelmesini temin etmelidir. Kadın ne kadar şiddetli sevilirse, o kadar çabuk uyanır. Ne kadar sıcak bir alaka görürse o zevk onu o kadar sarar. Bu hal ne kadar uzarsa o kadar memnun olur.
Kocalar karılarının hislerini ayaklandıracak durumu araştırıp bulmalı ve tatbik etmelidirler.
Bu hususları hadisi şeriflerle de pekiştirmiş olalım:
Cabir (r.a.) diyor kı:
"Paygamberimiz (Erkeği yatağına girdikten sonra) ailesi ile oynaşmadan cinsı temasta bulunmaktan yasak­ladı."
Başka bir hadisi şerifte:

"Sizden biriniz hayvanın temas ta bulunduğu gibi yapmasın. İkisi arasında bir elçi olsun.
- Denildi ki, elçi nedir? Ya Resulallah.
- Öpmek ve konuşmaktır, buyurdular.
Kadın, ilk defa kendisiyle cinsı münasebette bulunan insan olarak kocasına büyük bir sevgi duyar. Bu sevgi bütün hayat bo­yunca devam eder. Bekaret zarının giderilmesinden sonra cinsı münasebetin hazzını devamlı olarak hissetmeye başlar.
Bekaret zarının yırtılmasından sonra bazılarında fazla kan gelebilir. Bu durumda bir süre bacaklarını yumması gerekir.
Bekaret zarının giderilmesinde kocaya yol gösterecek biri varsa o da karısıdır. Kadının donuk ve katılığı evliliğin en güzel yanını yok eder.
Kişi kendi işini bitirdikten sonra, eşinin de cinsı yönden ra­hatlamasını temin etmelidir. Şehevi tatminden sonra herşeyi bırakmamalıdır. Eşine tatlı bir dokunuş ve işin evvelinde de lazım olan okşama, öpme burada da gereklidir. Yoksa işi bitince hemen sırtını karısına dönüp uykuya dalıvermek, yanlış ve kadını hayal kırıklığına sevkeden bir harekettir.
Ali Eren - İzdivaç ve Mahremiyetleri 

Herkesten güzel olmayı istemek kibir midir?

Herkesten güzel olmayı istemek kibir midir?
Herkesten güzel olmayı istemek kibir midir?

Boyu – posu yerinde, güzel ve yakışıklı bir zat Rasülullah (s.a.v.)’a gelerek;

- Yâ Rasülullah! Ben güzelliğe karşı fazlaca alaka duyan birisiyim. Nitekim gördüğünüz gibi, o güzellikten de nasiplenmiş durumdayım. Hatta pabucumun tasması bakımından bile başkalarından üstün olmayı arzu ederim. Benim bu duygum ve davranışım kibir midir? Diye sormuştu.

Rasülullah (s.a.v.) buyurdular ki;

- Hayır, asla! (Güzel olmak, güzel görünmek, güzel giyinmek kibir değildir.)Asıl kibir, sahip olduğu nimetin şükrünü eda etmeyip şımarmaktır. Herkesi küçük görmek, tepeden bakmaktır.

Sünen-i Ebi Davud

Irkçılık / Kavmiyetçilik Haramdır

ırçılık, kavmiyetçilik, asabiye cahiliye adetidir haramdır
Irkçılık / Kavmiyetçilik Haramdır

"Irkçılığa (asabiyyeye) çağıran Bizden değildir; ırkçılık için savaşan Bizden değildir; ırkçılık üzere, asabiyye uğruna ölen Bizden değildir." (Müslim, İmâre 53, 57, hadis no: 1850; Ebû Dâvud, Edeb 121; İbn Mâce, Fiten 7, hadis no: 3948; Nesâî, Tahrim 27, 28)

"Asabiyet (kavmiyetçilik) dâvâsına kalkan, onu yaymaya çalışan, bu dâvâ yolunda mücâdeleye girişen Bizden değildir." (Ebû Dâvud, Edeb 112)

"Kim kâfir olan dokuz atasını onlarla izzet ve şeref kazanmak düşüncesiyle sayarsa, cehennemde onların onuncusu olur." (Ahmed bin Hanbel, 5/128)

"Bir kısım insanlar vardır ki, cehennem kömüründen başka bir şey olmayan adamlarla iftihar ederler, övünürler. İşte bunlar ya bu övünmeden vazgeçerler, ya da Allah nezdinde, pisliği burunlarıyla yuvarlayan pislik böceklerinden daha değersiz olurlar." (Ahmed bin Hanbel, 2/524; Ebû Dâvud, Edeb 111)

"Kim hevâsına uyarak bâtıl yolda cenkeder, kavmiyetçiliğe (asabiyet) çağrıda bulunur veya kavmiyetçiliğin sevkiyle öfke ve tehevvüre kapılırsa, câhiliyye ölümü üzere (kâfir olarak) ölür." (İbn Mâce, Fiten 7)

Bu ay öne çıkanlar