ufo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ufo etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2015-05-26

Eski Mısır kitabelerinde dünya dışı hayat, gökten gelen ve tanrı zan edilen yüksek teknolojili adamlar ve UFO'ları

Antik Mısır, antik uzaylılar, Geçmiş teknoloji devirleri, Mısır, sirius, Süleyman aleyhisselam, ufo, UFO'lar gerçek mi?, Ölüler kitabı, Şi'ra yıldızı,



Eski Mısır kitabelerinde dünya dışı hayat, gökten gelen ve tanrı zan edilen yüksek teknolojili adamlar ve UFO'ları
AKHENATON ‘nun Bebekleri
Eski Mısır tarihiyle ilgili bütün kayıtlar bir zamanlar bu yörenin yoğun olarak "Dünya Dışı insanlar" tarafından ziyaret edilmiş olduğunu göstermektedir… Örneğin Eski Mısırlılar, kendi semalarında ortaya çıkan uzay gemilerini “Gökyüzünde seyreden güneşin kayıkları“ olarak isimlendirmişlerdir.

Konunun ilginç bir başka yanı da, yine eski kayıtlarda açıkça yazıldığına göre; Büyük Piramidin yapımı sırasında bu “Güneş Kayıkları”dan bir tanesi yapının içinde bir yere gömülmüştür.

AKHENATON
Mısır kökenli kaynaklarda dünya dışı astronotlar sorunu daha belirgin olarak karşımıza çıkmaktadır. Menfis’de firavunu ziyaret eden Tanrı PTAH, uçan bir gemi kullanırdı. Güneş Tanrısı RA için , “Yıldızlarla ay arasında dolaşırsın… gökyüzü ile yeryüzü arasında Aton’un gemisini yönetirsin…” der eski bir kitabe...

Yakutlar’ın cenazesinde okunan bir duada “Işıldayan arabalarıyla yıldızlardan inen ruhlar…” dan söz edilir. Çok eski bir geçmişte Nil ülkesine üstün bir varlığın geldiği ve oradaki insanlara medeniyet aşıladığı Mısır’da hala söylenir. Bu üstün varlık, Mısırlılara seslerle, fikirleri kaydedebilmeleri için simgeler gösterdi. Müzik çalabilsinler diye ellerine arp verdi. Yıldızları gözleyip , krokilerini çıkarmasını , rakamlarla sayı saymasını, şifalı otlar ve ilaçlarla hastaları iyi etmelerini öğretti. Mısırlılar bütün bunları öğrenince , yabancı , onlara veda ederek, göklere uçtu gitti. Adı Tanrı THOT’ tu.

Bulutların üzerindeki uzaylılar. | Yaşayan uzaylılar zaten aramızdalar.

Cosmology Dergisi, Evrende yalnız mıyız?, Mikroskobik uzaylılar, ufo, Uzay kökenli canlılar, Uzayda hayat var mı?, uzaylılar,



BİLİM ADAMLARI UZAYLI YAŞAMININ ZATEN BURADA OLDUĞUNU İDDiA EDİYOR.

Bir takım İngiliz bilim adamı, uzaylıların bulutlar üzerinde yaşıyor olduklarını söyledi.

Sheffield Üniversitesi araştırmacıları 31 Temmuz'da statosferin 27 km. içine bir balon fırlattı. Uzayın kıyısından bir çeşit örnekler toplamak için mikroskobik cıvatalar kullandılar.




Balon yere indiğinde küçük biyolojik organizmalar taşıyordu. Prof. Milton Wainwright, bunların %95 kadar ikna edici bir olasılıkla uzay kökenli olduğunu söyledi.



“Hiçbir canlı türü yoktur ki; bu yaşam türü bu yükseklikte yaşamayı başarabilsin.”

“Bilinen fizikten yola çıkarak söyleyebildiğimiz kadarıyla, mikroskobik canlı türleri oraya dünya dışından getirilmiş olmalı” dedi.

"Uzaylılar aramızda ve bize dostça davranıyorlar."

Aramızdaki uzaylılar, Bulgaristan, Dünyadaki uzaylılar, Evrende yalnız mıyız?, mars'ta yaşam var mı, Space Explorer, ufo, UFO'lar gerçek mi?, Uzayda hayat var mı?, uzaylılar, Uzaylılar var mı,




Bulgaristan Uzay Araştırmaları Enstitüsü bilim adamları, Dünya'da halihazırda uzaylıların olduğunu ileri sürdü.

Daily Telegraph gazetesinin Bulgar basınına dayanarak verdiği habere göre, Enstitünün Başkan Yardımcısı Lachezar Filipov, uzaylıların varlığıyla ilgili araştırmanın, bunların gerçekten Dünya'da var olduklarına işaret ettiğini ve varlıklarını aramızda dostça sürdürdüklerini gösterdiği düşüncesinde olduğunu belirtti.

Enstitü, kendilerine gönderilen birçok karmaşık sembolü çözme çalışmalarına başladığını açıklarken, Dünya'nın dışındaki yaşamla iletişim halinde olduklarını ileri süren Filipov, bilinmeyenlere cevap olacağına inandıkları dünya genelindeki 150 kadar ekin çemberini araştırdıklarını kaydetti.

Filipov, "Uzaylılar halihazırda aramızda yaşıyor, bizi gözlemliyor. Bize düşmanca yaklaşmıyor, aksine yardım etmek istiyorlar. Ancak biz onlarla iletişim kuracak yeterlilikte değiliz" diye konuştu.

Vatikan'ın dahi uzaylıların varlığını kabul ettiğini belirten Filipov, insanoğlunun Dünya dışı yaşamla, radyo dalgalarıyla değil, düşünce gücüyle iletişim kurabileceğini ve bunun 10-15 yıl içinde kesinlikle olacağını savundu 
(Sabah, 26.11.2009)






Uzay ve dünya dışı yaşam konularında birbirinden dikkat çekici yayınlar www.SpaceExplorer.TV sitemizde

"O uzaylı resimleri ve videoları gerçek"

edgar mitchell, Evrende yalnız mıyız?, mars, nasa, NASA astronotlarının itirafları, new mexico, roswell ufo kazası, ufo, Uzayda hayat var mı?, uzaylılar,



Ay’a inen Apollo 14 uzay aracının astronotu Edgar Mitchell, uzaylıların insanlarla çeşitli defalar temas kurduğunu, ancak hükümetlerin bu gerçeği 60 yıl boyunca gizlediğini iddia etti.

Dr. Edgar Mitchell, NASA’da çalıştığı dönemde Dünya’ya birçok UFO ziyareti yapıldığından da haberdar olduğunu, ancak bunların da üstünün örtüldüğünü bildirdi. Mitchell, 1947’de New Mexico’nun Roswell bölgesine UFO düşmesi olayının da gerçek olduğunu söyledi.

Mitchell, “Bu olayların üstü hükümetlerimiz tarafından son 60 yıldır çok iyi bir şekilde örtüldü, ancak yavaş yavaş dışarı sızdı ve bazılarımız bunların bir kısmı hakkında bilgi edinme ayrıcalığına sahip olduk” dedi.

2015-05-08

Atacama çölünde bulunan bu acayip canlı bir uzaylı mı?

18.000 alem, Amazon yağmur ormanları, Atacama çölü, Diğer gezegenlerin insanları, Humanoid, İnkalar, İnsansı, Peru, Peru'da bulunan uzaylı, sirius, ufo, videolar,



Bu küçücük insanımsı canlının cesedi Atacama çölünde bulundu. Onu inceleyen bilim adamları da şaştı kaldı. Omurga kemiklerinin sayısı biz insanlarınkinden azdı. Kafa-vücut oranı bizimle aynı değildi. Bir özürlü doğum da değildi. Hepsinden önemlisi en az altı sene sağlıklı bir şekilde yaşamış ve kafasına aldığı bir darbe nedeniyle can vermişti.


Atacama çölünün ve bölgenin esrarı


Atacama ÇölüŞili'nin kuzeyinde bulunan dünyanın en kurak çölüdür. Çölün batısında Büyük Okyanus bulunur. Kuzeyinde on binlerce yıl önce yüksek teknolojinin kullanıldığı pek çok şehri bulunduğu tespit edilen Peru devleti, doğusunda ise Bolivya devleti ve Arjantin devleti bulunur.


ABD'li askeri yetkili ölüm döşeğinde itiraf etti: ABD Roswell'e düşen UFO'yu gizledi

abd, Askerlerin itirafları, new mexico, roswell ufo kazası, ufo, UFO kazaları, Uzayda hayat var mı?, Uzaylılardan elde edilen teknolojiler, Walter Haut




Amerikalı eski bir askeri yetkili, 60 yıl önce ABD’nin New Mexico eyaletindeki Roswell askeri üssü yakınlarına düşen cismin içinde uzaylı cesetleri de bulunan bir UFO olduğunu ve bunların Amerikan ordusu tarafından gizlendiğini ölüm döşeğinde itiraf etti.

O dönemde üssün halkla ilişkiler subayı olan ve geçen yıl ölen Teğmen Walter Haut, ölümünden sonra açılmak üzere yazdığı mektupta, ABD ordusunun birçok teknolojiyi bu "kazada" ele geçen dünya dışı uzay mekiğinden aldığını iddia etti.

O zamanlar UFO iddialarını yalanlayan Haut, mektubunda üs komutanı Albay William Blanchard’ın kendisini 84. no’lu hangara götürdüğünü, 5 metre uzunluğunda, 2 metre genişliğinde, yumurta şeklindeki metalik uzay mekiği ile 120 cm boyunda, büyük kafalı iki uzaylı cesetini gösterdiğini yazdı. Haut, yufka kadar ince olmasına rağmen demirden daha sert duran malzemenin dünya dışından geldiğine emin olduklarını söyledi.

Haut, mekikten elde edilen üstün teknoloji sayesinde gece görüş gözlükleri, lazer, entegre çip, casus uçak, Kevlar tipi kurşun geçirmez malzeme gibi ürünlerin geliştirildiğini iddia etti. Roswell UFO’suyla ilgili iddialar şimdiye kadar hep reddedilmişti. (Hürriyet)







Uzay ve dünya dışı yaşam konularında birbirinden dikkat çekici yayınlar www.SpaceExplorer.TV sitemizde

ABD UFO'ların varlığını neden gizliyor? | ABD başkanı Eisenhower uzaylılarla üç kez görüşüp anlaşmış

abd, Dwight D. Eisenhower, Evrende yalnız mıyız?, fbi, new mexico, telepati, ufo, Uzayda hayat var mı?, uzaylılar,



34'üncü ABD Başkanı Eisenhower'ın üç kez uzaylılarla toplantı yaptığı iddia edildi. Başkan'ın danışmanı Timoty Good, uzaylılarla telepatik iletişim kurduklarını söyledi

Eski ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower'ın telepati yöntemi ile iletişim kurduğu uzaylılarla 3 toplantı ve bir anlaşma yaptığı öne sürüldü. Eski hükümet ve Pentagon danışmanı İngiliz yazar Timoty Good, yıllardır dolaşan söylentiyi tekrar gündeme taşıdı. BBC2 televizyonunda Frank Skinner'ın sunduğu programa katılan eski danışman Good, 34'üncü ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower'ın en az üç kez uzaylılarla toplantı yaptığını öne sürdü. Good, FBI ajanlarının telepati yöntemi ile iletişim kurduğu uzaylılarla gerçekleşen toplantıların New Mexico'da bulunan hava üslerinde gerçekleştiğini iddia etti.

ANLAŞMA BİLE YAPMIŞ!

2015-04-17

120 milyon yıllık harita

120 milyon yıllık harita, Adem aleyhisselamdan öncesi, antik uzaylılar, Ay'daki antik şehir, Ay'daki kadın mumyası, piri reis, Piri Reis'in dünya haritası, ufo, UFO'lar gerçek mi?,


Bashkir'li bilim adamlarının gerçekleştirdiği keşif, insanın tarihiyle ilgili geleneksel yapıya karşıt bir sonuç ortaya çıkarıyor: Ural bölgesinin kabartma (rölyef) haritasını içeren 120 milyon yıllık taş plakalar... 

İmkansız gibi görünüyor. 


Bashkir State Universitesinin bilim adamları ileri derecede gelişmiş ve çok eski bir uygarlığa ait kesin kanıtlara ulaştılar. Konu 1999 yılında bulunan muazzam levha; bölgenin resmi, levha üzerine bilinmeyen bir teknoloji tarafından tam olarak yapılmış. Bu gerçek..

Bölgeleri nasıl tanıdık?

İlk başta, haritanın çok eski olabileceğini düşünmedik. Büyük şans olarak, Bashkira'nın rölyefi milyonlarca yıldır fazla bir değişikliğe uğramamıştı. Ufa zirvesini tanıyabildik. Ufa kanyonu kanıtlarımızda en önemli nokta oldu. Çünkü jeolojik olarak araştırmalarımız sonucunda bu plakanın çok eski bir harita olduğunu ortaya koydu. Çünkü kanyondaki yerinden çıkarıldıktan sonra, doğudan buraya taşınmıştı. Bir grup haritacılık, fizik, matematik, jeoloji, kimya ve eski Çin dilleri konusunda uzman Rus ve Çinli araştırmacı, plakanın Ural Bölgesinin haritasını içerdiğini, Belya, Ufimka ve Sutolka nehirlerini de kapsadığını buldular. Alexandr Chuvyrov gazetecilere taşı gösterdi. "Ufa kanyonu görünüyor -- Yer kabuğundaki bu kırık, Ufa şehri ile Sterlitimak şehri arasında uzanıyor. Tam orda Urshak nehri eski kanyon boyunca uzanıyor. " diyor. 

Harita 1: 1.1km ölçeğinde yapılmış.

Plakanın jeolojik yapısı belirlenmiş durumda. 3 katmandan oluşuyor. Taban 14 santimetre kalınlığında en sağlam dolomiteden(1) (beyaz mermer), ikinci katman ise en ilginç olanı, diopside(2) camından yapılmıştı. Modern bilim tarafından bilinmeyen bir teknoloji! Aslında harita bu katman üzerine çizilmiş. Üçüncü katman ise 2 milimetre kalınlığında kalsiyum porselenden yapılmış ve haritayı dış etkilerden korumakta.

"Bu fark edilmeli" diyor profesör "Rölyef eski çağ taş oymacıları tarafından yapılmamış. Bu imkansız... Bir makine ile yapılmış olduğu apaçık ortada."şeklinde ekliyor. Ve X-ışın fotoğrafları plakanın yapay orjinli olduğunu ve belli aletlerle yapılmış olabileceğini ortaya koymuş.

Bilim adamları ilk incelediklerinde, bu eski haritanın, eski Çin zamanında yapılmış olabileceğini varsaydılar, çünkü üzerindeki yazılar düşey olarak yazılmıştı. İyi biliniyor ki, 3.cü yüzyıl öncesinde kullanılan eski Çin dilinde düşey literatür kullanılmıştı. Bunun üzerine, Chuvyrov varsayımı araştırmak için Çin İmparatorluk kütüphanesini ziyaret etti. Kütüphanenin verdiği 40 dakikalık izin sırasında, birkaç nadide bulunan eseri inceledi, fakat hiçbiri plakadaki literatürü içermiyordu. Daha sonra Hunan üniversitesindeki meslektaşlarını ziyaret etti. Beraber yaptıkları çalışma sonucunda, porselen kaplı plakaların Çin'de hiçbir zaman kullanılmadığına karar verdiler. Yazıları çözmek için harcanan tüm çaba sonuçsuz kalmıştı. Yazılar hieroglyphic-syllabic (hiyeroglif-hece) literatürünün dışında kalıyordu. Buna rağmen Chuvyrov, bir tek şifrenin manasını çözmüştü: Bugünkü Ufa kentinin bulunduğu enlemin karşılığı.

Plaka üzerinde yapılan araştırmalar daha çok sırrı ortaya çıkardı. Harita da, dev bir sulama sistemi görülebiliyordu: nehirlere eklenmiş, 2 adet 500 metre genişliğinde kanal sistemi, her biri, 300-500 metre genişliğinde, yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda ve 3 kilometre derinliğinde 12 adet baraj bulunuyordu. Barajlar suyun her iki tarafa dönmesinde yardımcı oluyor ve inşaatları sırasında 1 katrilyon metreküp toprak taşınmış olmalıydı. Mukayese edilecek olursa, Volga-Don kanal sistemi sanki bugünün rölyefine çizilmiş. Bir fizikçi, Alexandr Chuvyrov-a göre, insanoğlu haritadaki yapının ancak ufak bir kısmını yapabilir. Haritaya göre, başlangıçtan beri, Belaya nehri yapay bir nehir yatağında akıyordu.

Plakanın tam yaşını hesaplamak oldukça zor. 

İlk olarak, radyokarbon analizleri yapıldı, ardından plakanın katmanları uranyum kronometer ile incelendi. Araştırmalar farklı sonuçlar verdi ve plakanın yaşı tam olarak netlik kazanamadı. Plakanın incelenmesi sırasında, yüzeyinde iki deniz kabuğu bulundu. Biri, Naciopsinamunitus of Gyrodeidae ailesindendi ve yaklaşık 500 milyon yıllıktı, diğeri ise Ecculiomphalus princeps of Ecculiomphalus alt ailesindendi ve yaklaşık 120 milyon yıllıktı. Yani yaş olarak "işleyen versiyon" kabul edildi. "Harita muhtemelen Dünyanın manyetik kutbu bu günün Franz Josef topraklarındayken, tam olarak 120 milyon yıl önce yapılmış olmalı " diyor Profesör Chuvyrov ve ekliyor "Harita geleneksel insan anlayışının ötesinde ve kullanabilmek için uzun bir zamana ihtiyacımız var. Kendi mucizemizi kullanabiliriz. İlk başlarda, taşın 3000 yıllık olabileceğini düşündük. Buna rağmen yaşı yavaş yavaş büyüdü , ta ki biz deniz kabuklarının taşın üzerinde bazı şeyleri işaretlediğini anlayana dek. Kim harita yapıldığında kabukların canlı olduğunu dair garanti verebilir? Haritanın yapımcısı muhtemelen taşlaşmış halde bulmuş olabilir." 

Bashkirde bulunana materyaller , Visconsin-Amerika'daki Tarihi haritacılık araştırma merkezinde incelendi ve Amerikalılar şaşkına döndü. Uzlaştıkları nokta bu haritanın sadece tek bir yolla yapılabileceği şeklindeydi, denizcilik için yapılmış olan bir harita ancak uzay seferleri sayesinde yapılabilmiş. Zaten, şu an Amerika'da Dünya'nın üç boyutlu haritasının yapımı ile uğraşılmakta. Bununla beraber, Amerikalılar Dünya haritasını 2010 yılında bitirmeyi planlıyorlar. Asıl sorun, böyle bir üç boyutlu haritanın yapılabilmesi için, zorunlu olarak çok fazla şekil üzerinde çalışmak gerekiyor. Chuvyrov-a "Örneğin , bir dağın haritasını yapmak istesek?" şeklinde bir soru yöneltildiğinde, "Bu gibi haritaları yapmak için teknoloji süper-güçlü bilgisayarlara ve uzay mekiği ile yapılacak bir sefere ihtiyaç duyuyor."diyor. "Peki bu haritayı kim yaptı?" şeklindeki soruya ise, temkinli bir şekilde "UFO'lar ve dünya dışılar hakkında konuşmayı sevmiyorum. İzin verin haritanın yapımcısını basitçe, The Creator diyelim" diyor. 

Görünen o ki, her kim ve ne zaman yaptıysa sadece hava yolu kullanıyormuş : Haritada hiç yol yok. Veya muhtemelen su yollarını kullanıyorlardı. Ve düşünecek olursak, bu eski haritayı yapanlar bu bölgede yaşamıyorlardı. Sadece sulama amaçlı yapılmış bir toprak parçası. En olası fikir bu görünüyor. 

Harita üzerindeki son araştırmalar yeni sansasyonları beraberinde getiriyor. Artık bilim adamları, haritanın sadece büyük bir Dünya haritasının parçası olduğundan eminler. Bazı hipotezlere göre, toplam 348 parçadan oluşuyordu. Diğer parçalarda yakın yerlerde olmalı. Chandar'ın dış mahallerinde, bilim adamları 400'den fazla örnek aldılar ve geri kalan haritanın bulunabileceği yer Sokolinaya Dağı geçidi olarak ortaya çıktı. Buna rağmen buzul çağı sırasında parçalara ayrılmıştı. Fakat eğer bilim adamları "Mozaik"leri birleştirmeyi başarabilirse, harita 340m x 340m boyutlarında olacak. Materyaller toplandıktan sonra, Chuvyrov aynı bölgede bir araştırma yaptı ve 4 parça incelenebildi. Bir tanesi Chandar'daki bir evin altında, diğeri tüccar Khasanov'un evinin altında, üçüncüsü, bir köy banyosunun altında, dördüncüsü ise bir demiryolu köprüsünün altında.

Bu arada, Bashkir bilim adamları buluşları ile ilgili bilgileri dünyadaki farklı bilimsel merkezlere yollamaya devam ediyorlar; bazı uluslararası konferanslarda mevzu hakkında raporlar sunuyorlar: GÜNEY URALDAKİ BİLİNMEYEN BİR UYGARLIĞA AİT SİVİL MÜHENDİSLİK ÇALIŞMASI...








Bu ay öne çıkanlar