Hıristiyani Terör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hıristiyani Terör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2012-04-12

Durdurun şu samimiyetsiz tiyatroyu artık! Recep Tayyip Erdoğan ve AK parti, ABD ve İsrail menfaatlerine mi hizmet ediyor yoksa memleketine mi? (video)

Durdurun şu samimiyetsiz tiyatroyu artık!
Recep Tayyip Erdoğan ve AK parti, ABD ve İsrail menfaatlerine mi hizmet ediyor yoksa memleketine mi?

Dünyanın en büyük terörist devletleri olan ABD ve İsrail, ortadoğudaki mazlum Müslüman milletlerin huzur ve refahını düşünüp bunun için gerekirse bir çok ülke ile savaşa girebilir mi? Azıcık tarih ve ilim bilen biri bu saçmalığa inanabilir mi? NATO'nun bir Hıristiyan klübü olduğu ve daha derinde dünya Yahudiliğinin kontrolünde olduğu gerçeği biliniyorken, bunların ortadoğu'da müslüman milletleri diktatörlerin elinden kurtarmak(!) iddiları samimi bulunabilir mi?

Peki, Gerçek amaçlarını onlar gizliyorlar da bizim başımızdaki sözde İslami iktidar neden gizliyor? Ve, neden onlarla bu derecede yakınlar ve her konuda kayıtsız - şartsız bir itaat ile ortak mesai harcıyorlar?
ABD'nin en büyük gazetelerinin bile "Türkiye hükümeti, değerlerine ve vatandaşına ihanet ediyor." başlıkları attığı bir dönemde, Yahudilerin ve Sabetaycıların kontrolündeki Türk(!) basını gerçekleri gizliyor mu?

Durdurun şu samimiyetsiz tiyatroyu artık! Recep Tayyip Erdoğan ve AK parti, ABD ve İsrail menfaatlerine mi hizmet ediyor yoksa memleketine mi?

Tayyip Erdoğan ve AKP'si samimi iseler, ABD ve İsrail menfaatine çalışmıyorlarsa, samimiyetlerini ispat etsinler;

- Önce Genel Kurmay Başkanlığı'mızdaki İsrail Odasını kapatsınlar..
- Suriye'deki zulme gösterdikleri tepkide samimi iseler, derhal Suriye halkının dostları toplantısı yaptıkları gibi, Filistin Halkının ve Irak halkının dostları toplantısı da yapsınlar. Suriye'de mi daha çok kadın, çocuk, sivil katl edildi; yoksa Irak'ta mı? Yada Filistin'de mi?

Irak'ta bir buçuk milyon sivil acımasızca katl edilirken "Komşuda yangın varken, bu yangına kayıtsız kalamayız. Şahsi kanaatim bu yangına müdahale etmekten yanadır." diye tekrar tekrar demeç vererek, tezkere çıkartmaya çalışan, ABD ve zalim müttefiklerinin yanında yer alarak bu vebale ortak olmak isteyen bir Tayyip Erdoğan'ın samimiyetine nasıl inanabiliriz?



- TSK'nın içindeki değişimleri ABD'nin yaptığına dair iddiaların(ki çok ciddi kaynaklarla ispat edilmiş) gerçek olmadıklarını ispat etsinler.

- Ordumuzun toplam gücünün yarısından fazlasının yaklaşık iki senedir Güney Doğu ve Doğu bölgemizde her an gerçekleşecek Türkiye ile İran ve Suriye savaşı için hazır bulunduruldukları gerçeğini izah etsinler. TSK'ya yaklaşık beş ay önce "Savaşa hazır ol!" emri verildiğine dair basına sızan haberlerin doğru olmadığını ispat etsinler.

- İsrail ile yaşanan gerginliklerin tüm bu gerçekleri gizlemeye dair danışıklı dövüş ve tiyatro olduğunun meydana çıkmış olmasını izah etsinler? Füze kalkanı projesinin İsrail'in güvenliği için olduğunu ve Türk halkının, basın desteği ile de aldatıldığı, yaşanan her şeyin ABD ve İsrail menfaatine olduğu gerçeğini izah etsinler?

- Hepsinden önemlisi de, kaç sene oldu, artık Amerikan askerlerine kahraman deyip demediklerini, onlara hayır dua edip etmediklerini izah etsinler?

Bakınız; dünyanın en büyük terörist ülkesi ABD'nin yaptığı dünyanın en büyük terörist eylemini izleyelim; (sonra bunu yapan bir anlayışın nasıl olup da Suriye halkının menfaatini isteyebileceğini sorgulayalım.)




Dünya tarihinin bilinen en büyük terör eylemi ABD tarafından gerçekleştirilmiştir. Hıristiyani terör anlayışı, atom bombasına "Little Boy" (Küçük Oğlan) adını verip Hiroşima'ya atmış, bir kaç dakika içinde 140 bin kadın, erkek, yaşlı, çocuk, bebek, hasta ve sivillerin topyekün ve akıl almaz feci bir surette can vermelerine sebep olmuştur. Sonra, bir de sıkılmadan "İslami terör" diye bir kavramı üretmişlerdir.

Savaşı hukukundan çıkartıp akıl almaz bir terör hareketine dönüştüren "Hıristiyani terör" anlayışı bununla da yetinmeyip Hiroşima'daki saldırısından sadece 3 gün sonra 9 Ağustos 1945 saat 11:02'de Nagasaki'de Plütonyum-239 tipi atom bombası "Fat Man" (Şişko Adam) ile ikinci terörsit eylemini geçekleştirmiştir.

Aynı şekilde sivilleri, kadınları, çocuk ve bebekleri, ihtiyarları, harbe katılmamış tarafsızları, hastaları, din adamlarını ayırmamış, kelimenin tam anlamı ile terör estirmiştir...

Şimdi aynı ABD'nin ve aynı Hıristiyani terör guruplarının çıkıp dünyaya adalet öğretmeye kalkmaları ne kadar inandırıcı kabul edilebilir?

BÖYLE BİR DEVLETİN HALKLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN MÜCADELE VERDİĞİNİ İDDİA ETMESİ GÜLÜNÇTÜR. İNANAN/DESTEK OLAN AHMAKTIR. HATTA APTALDIR. TÜRKİYE NATO'DAN DERHAL ÇIKMALIDIR. BOP VE BENZERİ PROJELER GERÇEK ANLAMDA UZAK DURDUĞUMUZ HATTA KARŞI OLDUĞUMUZ PROJELER OLMALIDIR.



2011-11-15

On Sekiz Bin Kişiyi Diri Diri Yaktılar

On Sekiz Bin Kişiyi Diri Diri Yaktılar


BİZE DOST/MÜTTEFİK GİBİ GÖSTERİLEN HIRİSTİYANLARIN İNSANLIK DIŞI MÜSLÜMAN DÜŞMANLIĞI...

İspanya'da hüküm süren Endülüs Müslümanları kendilerine tâbi olan Hıristiyanlara ve Yahudilere din ve vicdan hürriyeti vermişlerdi. Kilise ve manastırları duruyor, serbestçe ibâdet edebiliyorlardı. Dinlerinden dönmeye zorlamak şöyle dursun, onların en küçük baskıya mâruz kalmalarına bile müsamaha etmezlerdi. Birçokları, İslâmiyet'i kabul ettiler. Yahudiler büyük devlet me'mûriyetlerine kadar yükseldiler. Halbuki Hıristiyanlar zamanında fevkalâde baskıya mâruz kalıyorlardı. Bu sıralarda İspanya bütün Avrupa'nın en müreffeh memleketi idi.

Endülüs'ün son Müslümanları da İzabella ile Ferdinand devrinde ispanya'dan sürüldüler. 1480 - 1492'de bütün Yahudiler İspanya'dan çıkarıldı. Bunlar mallarını satmakta serbest idiler. Fakat altın, gümüş gibi şeyleri memleketten dışarı çıkarmak kendilerine yasak edilmişti. 1492'de Gırnata'nın tesliminde müslümanların dînine, camilerine ve hukuklarına hürmet edileceği anlaşmaya yazılmıştı. Katolik prensleri 10 sene sözlerini tuttular, fakat, 1502'de bütün Müslümanları İspanya'dan sürdüler. İspanya Kralı II. Filip de dinsizler (!) yâni Hıristiyan olmayanlar aleyhine 30 sene süren bir savaş açmıştır. Tövbe etmeyen herkesi yaktırırdı. Tövbe edenlere inayette bulunurdu.(!) Fakat bunlar bir kere kirlenmiş oldukları için ölmeleri lâzımdı. Yalnız ateşte yakılarak öldürmek yerine başları kılıçla kesilerek öldürülürdü.

16. asırda İspanya'da Protestanlık, Yahudilik ve Müslümanlık yoluyla dinsizlik (!) ettiklerinden dolayı diri diri yakılanların sayısı 18 bin olarak hesap edilmiştir.

Şarlken zamanında Hollanda'da öldürülen dinsizlerin(!) (Hıristiyan olmayanların) sayısı yüz bin kadar tahmin ediliyor. Alba dukası beş altı sene içinde îmânı zayıflardan (!) 18 bin kişi kadar öldürttüğünü iftiharla söylerdi: "Harb meydanında daha çoğunu geberttim"derdi.


Roma'da son diri insan yakmak hadisesi 22 Ağustos 1761'de, ispanya'da 7 İkinciteşrin (kasım) 1781'de olmuştur. Roma'da yakılan insan daha evvel asılarak öldürülmüştü. Voltaire, yazmış olduğu "Allah ve insanlar" isimli eserinde papalığın azamet devri esnasında "İnsanların müşfik validesi" (!) kilise uğruna kurban edilenlerin sayısını 10 milyon olarak hesap etmiştir. Avrupa bu vahşetten ancak 1789 Fransız İhtilâli ile kurtulmaya başlamıştır.

Avusturya'da 18. asır sonlarına kadar Katolik mezhebinden başka mezheplerin kiliselerine müsâade edilmez. Bunlar ancak "Çan kulesi olmayan ve caddeye kapısı olmayan" ibadethaneler yaptırabilirlerdi. 

Bu ay öne çıkanlar