livata - eşcinsel ilişki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
livata - eşcinsel ilişki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2012-04-07

Yasak ve Günah Olan Cinsi Birleşmeler

Yasak ve Günah Olan Cinsi Birleşmeler Cinsel sağlık
Yasak ve Günah Olan Cinsi Birleşmeler





ADET ZAMANI
Adetli (hayız) ve doğum hastalığı (nifas) içinde olup da he­nüz kendisinden kan kesilmeyen kadınla cinsı temasta bulun­mak dinen yasaktır.
Ashaptan Ebüddahdan (r.a.) Hz.leri bir cemaat huzurunda Resulüllahtan kadınlara hayız halinde nasıl muamele olunacağını sordu. Çünkü, Yahudiler kadınların hayız hallerinde onlardan gayet uzak bulunurlar. Hıristiyanlar ise hayız halini ehemmiyete almıyarak istediklerini yaparlar. Cahiliye Arapları da kadınları ile tamamen ilgilerini keserler, beraber yemezler, içmezler ve bir arada bulunmazlardı. Bu halin devamı sırasında İslamda buna dair birhüküm olmadığından Ebüddahdan'ın suali üzerine bu konuyla ilgili ayet nazıl oldu.
İşte her müslüman erkek ve kadının hayız ve nifas (kirlilik) hallerinde ne Yahudiler gibi ne de Hıristiyanlar gibi olmayıp orta hali muhafaza ederek hayız hallerinde kadınlarla cinsi münasebette bulunmaktan sakınmakla beraber, onlarla mu­habbeti, beraberce yiyip içmeyi, yatıp, oturmayı terk etmemeli­dir.
Hayız (aybaşı) sırasında rahimden kirli kan gelir. Bu pis bir şeydir. Bu durumda kadına yaklaşmak da eziyettir. Kadın bir nevi hastadır. Ruhi gerginlik içersindedir. En iyi şey, ona mümkün olduğu kadar istirahat imkanı vermektir.
Adet gören kadının, göbeği ile diz kapağı arası kapalı olmak şartıyla kocası kendisinden çeşitli şekilde faydalanabilir. Bu caizdir.
Adetli zamanda yapılan temaslardan ötürü doğacak çocukta cüzzam olur. Hayızlı bir kadının cinsi münasebeti eziyet verici olduğu için, haram kılınmıştır. Hanımın normal yolundan başka yollarında ise eziyet daimi bir şekilde mevcuttur. Binaenaleyh böyle bir yoldan münasebette bulunmak, hayızlı bir hanımla münasebette bulunmaktan daha şiddetli bir şekilde haramdır. Bununla, kadına arkadan temas kastedilmektedir.
Adet halinde, kadının kemer bağlama yerinden dizlerinin üstüne kadar uzanan bir örtü yani elbise uygundur. Böyle yap­mak edebdendir. Kişi hayızlı hanımıyla yemek yiyebilir. Onunla beraber aynı yatakta yatmak ve oynaşmakta kişi için, bir beis yoktur. Hayızlı olduğundan ötürü ondan cinsi birleşmesinden başka sakınması gerekmez.
Hayızlı kadınla cinsi temas ta bulunmakla, rahimde iltihap­lar olur. Bu, kısırlaşmaya kadar gider. Kadından erkeğe de geçerek, erkek de kısırlaşabilir. Kadındaki mikroplar, hayızlı birleşmelerde erkeğe daha kolay geçer.
LOHUSALIK (NİFAS)

Çocuk doğuran kadına Lohusa denir. Bunun dinde ismi "Nifas" dır. Lohusadan 40 güne kadar kan gelir. Hiç kan gelme­yen kadın olduğu gibi 40 günden önce kendisinden kan kesilen kadınlar da vardır Kan kesilmediği müddetçe 40 güne kadar onunla cinsı münasebet haramdır.
Hasan-ı Basri'den: Osman bin Ebi’l-As'ın karısı çocuk doğurmuştu. Aradan birkaç gün geçtikten sonra süslendi. Kocası ona: "Size dememiş miydim, Resulüllah (s.a.v.) bize lo­husa kadınlarımızdan 40 gün uzak kalmamızı emretmişti!" dedi.
Kanama 40 gün devam ederse, hayızlı kadına haram olan şeyler lohusa kadına da haram olur.
Kanama daha kısa sürede kesilirse kadın yıkanır ve sorum­luluklarını yerine getirir.
ORUÇLU OLMAK
Oruç, tan yeri ağardıktan güneş batıncaya kadar yemekten, içmekten ve cinsı ilişkide bulunmaktan uzak durmaktır. Bu ta­riften da anlaşıldığı gibi, oruç geceleri, ilişki serbesttir.
İlk zamanlarda Ramazan gecelerinde bu serbestlik yatsıya, veya uyuyuncaya kadar idi. Bu, müslümanlara zor gelince Cenab-ı Allah geceleri cinsel ilişkiyi serbest etti.
Ramazan gündüzlerinde, hastalık, sefer gibi mazeretleri olmayan bir kimsenin böyle bir harekette bulunması günahtır ve cezayı gerektirir.
Ebu Hureyre (r.a.)! buyuruyor ki: Resulüllah (s.a.v.)'e bir adam geldi, "mahvoldum, Ya Resulallah," dedi. O da: "Seni mahveden nedir?" diye sordu.
Adam; Ramazanda gündüz ailemle cinsı ilişkide bulundum, dedi,
Resulüllah; bir köle azad edebilir misin? dedi. Adam, hayır, diye cevapladı.
Resulüllah; arka arkaya iki ay oruç tutabilir misin? deyince yine,
Adam, hayır, cevabını verdi.
Resulüllah altmış fakiri doyurabilir misin? deyince yıne,
Adam, hayır, cevabını verdi. Resulüllah;öyleyse otur, dedi.
O sırada Peygamberimize bir zembil hurma getirdiler. Peygamberimiz, git, bunu sadaka olarak dağıt, buyurdu.
Adam, benden fakirine mi ya Resulallah? Medine'de benden daha fakiri yoktur, dedi.
Peygamberimiz, öyleyse git ailene yedir, buyurdu.
İTİKAFTA OLMAK
İtikaf, ibadet niyeti ile mescidde ikamete denir. İtikaf müd­detince gündüz ve gece cinsi ilişki yasaktır. Bakara süresi 187. ayette buyuruluyor ki:
"Mescidlerde itikafda bulunduğunuz zaman kadınlarınıza yaklaşmayın."
İHRAMLI OLMAK
Hacda, ihramlı olana bazı şeyler haramdır. Bunların birisi de cınsi münasebettir.
Ali Eren - İzdivaç ve Mahremiyetleri

Erkeğin Hanımıyla Livatası (Arkadan Yanaşması) Caiz mi?

Erkeğin Hanımıyla Livatası (Arkadan Yanaşması) Caiz mi? cinsel sağlık
Erkeğin Hanımıyla Livatası (Arkadan Yanaşması) Caiz mi?


Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
"Allah, Hakkı açıklamakdan haya etmez. Kadınlara arkalarından (cinsi sapıklıkla) yaklaşmayınız." 
(Mişkat, s. 276)
"Bir adama veya kadına arkasından yaklaşan adama Allah (rahmet nazarı ile)bakmaz. 
(Mişkat, s.276).
"Kadına arka tarafından varan (yaklaşan) kimse mel'undur." 
(et-Tac c. 2, s. 281).
Bir kadınla nikahlanmaktan doğan faydalanma, çocuk yetiştirme niyetine dönüktür. Bunu dinlemeyen kimse, Resul-i Ekrem'in lanetine hedef olur. Bu okla yaralanan mel'un, felah bulamaz. Lut kavmini yere geçiren livata, gayr-i müslim mem­leketlerde çok geniş boyutlara ulaşmıştır. Müslümanların yaşadığı muhitlerde de bu kötü halin gün geçtikçe yayılma isti­dadı göstermesi, tehlikeli olduğu kadar, düşündürücüdür.
Nikahın temin edeceği yakınlık, her yerden yaklaşma ol­mayıp Allah'ın müsaade buyurduğu ve çocuğun olmasına ve­sile kılınan tek yerden olacaktır. Bir çiftçi, nasıl tohumunu sokağa ve çamura atmayıp nadas olmuş tarlaya serpmekte ise, evlilikten güdülen gaye evlat yetiştirmek olduğuna göre, kişinin hanımı ile olan beşeri münasebetleri bu cihede dönük kal­malıdır.
Bu benim nikahlı ailemdir, diyerek dilediği gibi hareket et­meye kimsenin hakkı yoktur. Böyle bir rezaleti işleyenin ahirette uğrayacağı azap çok fecidir.
Bu işi yapan karı-koca arasında nefret meydana gelir. in­sanda üzüntü ve keder olur. Bu insanlara karşı insanlarda da tiksinti olur. Yüzleri çirkin, kalpleri nursuzdur. Azıcık anlayışı olanlar bunları görür görmez tanırlar. Bu hareketlerin çoğalması belaların gelmesine sebep olur. Bugün insanlık ale­mini tehdit eden AİDS'den büyük bela olur mu?

Livatanın tarihi kaynağını oluşturan Lut (a.s.)'ın kavminde livatanın, erkeklerin kadınlara arka yoldan ilişkide bulunmakla başladığını Peygamber efendimiz (s.a.v.) şu hadisiyle bildirmektedir:
"Lut toplumunda livata erkekler arasında başlamadan kırk yıl önce, kadınlara yönelik olarak başladı."
Peygamberimiz bir hadis-i şerifiyle de Allah'ın bu gibi kim­selere lanet ettiğini buyurmaktadır.
"Kıyamet gününde Allah, yedi zümreye rahmet na­zarıyla bakmaz. Onları günahlarından arındırmaz ve onlara "gireceklerle beraber cehenneme girin"buyu­rur.
Bu yedi zümre şunlardır:
1)    Homoseksüellik (livatayı) yapan ve yaptıran.
2)      İstimna yapan (eliyle boşalan).
3)    Hayvanlarla cinsı temas kuran.
4)    Anası ile kızını bir arada nikahlayan.
5)    Komşusunun hanımı ile zina eden.
6)    Lanet ettirircesine komşusunu üzen.
7)    Karısına arka yoldan yaklaşan."

Ali Eren - İzdivaç ve Mahremiyetleri 


2011-07-13

Mustafa İslamoğlu'nun erkek bir öğrencinin ırzına tasaddi suçundan aldığı cezanın resmi vesikaları


DEVELİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ

ESAS NO : 1980 / 77
KARAR NO : 1981 / 63
C. SAV. NO : 1980 / 309
BAŞKAN : Metin YÜKSEL 19030

SANIK : MUSTAFA İSLAMOĞLU – Ahmet ve Bahriye oğlu 01.06.1961 doğumlu, Develi Fenese Yukarı Mahallesi nüfusuna kayıtlı olup, aynı yerde oturur, bekar, okuryazar, sabıkasız, Kayseri Yüksek İs. Enstitüsünde öğrenci.

İDDİA :

Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen iddianame ile dini konularda ders vermesi için sanığa teslim edilen mağdurun geceleri babaannesinin yanında gündüzleri ise sanığın yanında kalarak ondan dini dersler aldığı, nihayet sanığın mağduru kız kardeşinin evine götürerek geceleyin orada kalmasını sağladıktan sonra fiili livata suretiyle onun ırzına tecavüz etmek suçundan eylemine uyan TCK. Nın 414/2 maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

( Ankara’da ikamet etmekte olan baba M.D.,bir işi için Develi’ye geldiğinde, Mustafa İslamoğlu’na oğluna dini dersler vermesini teklif ediyor, o da kabul edince oğlunu Develi’ye gönderiyor.Gerisini resmi evraktan takip edelim


Ramazan Bayramının birinci gününde develiye geldiğinde oğlunun benzinin sararmış olarak ve dudaklarında morarma görüp onda bir başkalaşmak sezdiğini anlayınca ( sana ne oldu ? ) dediğinde oğlundan sürekli olarak ( rahatsızım ) cevabını aldığını, kendisinden daha samimi davranan amcaları Sami ile Mevlüt’ün mağduru sonradan konuşturmaları üzerine olayı onlardan işittiğini, bunların aktarmasına göre sanığın mağduru dudaklarından öptüğünü, penisini, kıçını oynayıp karıştırdığını, banyoda yıkadığını hatta arkadan ırzına geçtiğini duyduğunu olayın ortaya çıkmasından sonra aslen Develi’li olan ancak Ankara’da avukatlık yapan, her iki tarafın yakın aile dostu Mehmet Boyvada Develioğlu isimli bir şahsın olayın gerçek içyüzü hakkında bilgi toplamak ve değerlendirme yapmak için tarafların yakınlarından oluşan bir aile meclisinde olay ile konunun tartışıldığını, sanığın yakınlarının onun bu suçu işlemiş olabileceği kanısına vardıklarını bildirerek sanıktan şikayetçi olduğunu söylemiştir.

Mağdurun 13.08.1980 tarihli poliste verdiği ilk ve kısa ifadesinde yanında Kur’an Kursu eğitimi gördüğü sanığın kendisini zaman zaman sıkıştırıp dudaklarından öptüğünü, önüne tutup ayıp hareketler yaptığını, hatta bir gün ablasının evinde banyoya sokarak kendisini yıkadığını, oradan dışarı çıkıp somyanın üzerine yatınca da pantolonunu ve külotunu çıkarttığını, yüzükoyun yatırarak anüsüne bir şeyler sürttüğünü sonra bir ara kan gördüğünü ( ... )

( Mustafa İslamoğlu, müdaafasında kendisinin akıncı görüşü benimsemiş olmasına mukaabil, karşı tarafın ülkücü olduğunu ve bundan dolayı kendisine iftira attıklarını söylüyor, suçlamaları ret ediyor.
Sayfalar dolusu şahit beyanları, Mustafa İslamoğlu’nun yaptığı rezilliklerin detaylı anlatımlarıyla dolu. Nihayetinde mahkeme, verilen raporlar ve ifadeler arasındaki çelişkileri göz önüne alarak “ırza tasatti” suçunda karar kılıyor. Hüküm aşağıda)

HÜKÜM :

Sanık Mustafa İslamoğlu’nun kesinleşen suç vasfındaki değişiklik itibarıyla mağdur Tayfun D.’na karşı ırza tasaddi suçundan hareketine uyan 415 / 1 maddesince takdiren iki sene hapsine ( ... )

( Sonra ceza yüzde elli artırılıp 3 sene yapılıyor, hafifletici nedenlerden dolayı da 1 / 6 oranında indirime gidilip 2,5 sene hapse mahkum ediliyor. Irza tasaddi yani tam olarak ırza geçme değil de sürtme diyebileceğimiz hukuki bir tabir ... )


Mustafa İslamoğlu'nun Livata (eşcinsel) ilişki teşebbüsüne dair kesinleşmiş yargı kararı belgeleri;













Bu ay öne çıkanlar